Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Mart 2009


Çocuk Dergisi Mart 2009

http://www.cocukdergisi.org/
    

Çocuk Dergisi 9(1):8-15, 2009
Çocuklarda Flor Kullanımının Yarar ve Zararlarının Değerlendirilmesi

Burcu AVCI *, Serpil UĞUR BAYSAL **, Gülbin GÖKÇAY **

ÖZET

Vücut için gerekli temel elementlerden biri olan flor, toprak, su, hava ile bitkilerde ve hayvansal dokularda değişik miktarlarda bulunan bir halojendir. Ciddi anlamda eksikliğe bağlanacak sorunlara rastlanmasa da diş çürüklerinin flor eksikliğiyle ilgisi vardır. Ancak, flor alınmadığı halde, ağız içi hijyene ve beslenmeye özen gösterildiğinde çürük oluşmayabilir. Bu durum, flor alınmasının kesinlikle bir gereksinim değil, koruyucu bir özellik olduğu düşüncesini ön plana çıkartmaktadır. Vücuda fazla miktarda flor alımının bazı riskleri bulunmaktadır. Sağlıklı çocuklarda flor desteği, günümüzde sıkça tartışılan konular arasındadır. Bu makalede, flor kullanımının çocuk sağlığına ve gelişimine sistemik etkileri ile diş gelişimine etkileri kanıta dayalı veriler ışığında değerlendirilmektedir.

Anahtar kelimeler: Florür, diş, çocuk

Çocuk Dergisi 9(1):16-21, 2009
İnfantil Kolik

Nalan KARABAYIR *, Fatma OĞUZ **

ÖZET

Wessel ve ark. tarafından üç haftadan fazla, haftada en az üç gün, günde üç saati aşan huzursuzluk ve ağlama nöbetleri olarak tanımlanan kolikum infantum doğumu izleyen, ilk üç ayda çok sık rastlanan bir yakınmadır. Kolikum infantumu açıklamaya yönelik çeşitli teoriler öne sürülmüştür, ancak, etiyoloji kesin aydınlatılamamıştır. Ayırıcı tanıda infeksiyonlar, gastrointestinal sorunlar, travma, beslenme, ilaç reaksiyonu, nörolojik nedenler ve kardiyovasküler nedenler düşünülmelidir. Kolikum infantumun etkili bir tedavisi yoktur. Ağlamaya erken yanıt, aşırı uyarıdan kaçınma, hafif yatıştırıcı hareketler, emzik kullanımı, kanguru kullanımı ve bebeğin yanında elektrik süpürgesi çalıştırma gibi uygulamalar infantil koliği azaltmada yararı olabilir.

Anahtar kelimeler: İnfantil kolik, aşırı ağlama, sütçocuğu

Çocuk Dergisi 9(1):22-24, 2009
Direkt Coombs Pozitif ABO Uygunsuzluğunda Doğum Sonrası On İkinci Saatte Bilirubin Persentilinin Profilaktik İntravenöz İmmünglobülin Kullanımında Belirleyici Rolü

Fatma NARTER *, Müferret ERGÜVEN **

ÖZET

Direkt Coombs Pozitif ABO Uygunsuzluğunda Doğum Sonrası 12. Saatte Bilirubin Persentilinin Profilaktik İntravenöz İmmünglobülin Kullanımında Belirleyici Rolü

Amaç: Kordon kanında direkt Coombs pozitif ABO uygunsuzluğu olan yenidoğanlarda 12. saat total bilirubin düzeyi ile ciddi hiperbilirubinemi riskini ve erken intravenöz immünglobülin (IVIG) tedavisi gereksinimini değerlendirmek.

Yöntem: Hastanemizde 1 Kasım 2007-19 Şubat 2008 tarihleri arasında doğan, anne bebek arasında ABO uygunsuzluğu olup, kordon kanında direkt Coombs pozitif olan 21 yenidoğanda doğum sonrası 12. saatte total bilirubin ölçülüp, bilirubin risk eğrisine göre ciddi hiperbilirubinemi gelişme riski saptandı. Risk bölgelerine göre fototerapi ve IVIG tedavisi oranları belirlendi.

Bulgular: ABO uygunsuzluğu olan 57 yenidoğanın 21’inde (% 36.8) kordon kanında direkt Coombs pozitif saptandı. Total bilirubin, bilirubin risk eğrisine göre % 19.1 vakada 40. persentilin altında, % 23.8 vakada 40-75. persentil arasında, % 23.8 vakada 75-95. persentil arasında, % 33.3 vakada 95. persentilin üzerindeydi. İzlemde yüksek risk bölgesinde olanların (n:7) tümünde, orta-yüksek riskte olanların (n:5) birinde olmak üzere toplam sekiz vakaya fototerapi uygulandı. Fototerapi alanların beşine aynı zamanda IVIG tedavisi de uygulandı.

Sonuç: ABO uyunsuzluğu olan yenidoğanlarda kordon kanında direkt Coombs bakılması ve pozitif olanlarda 12. saatte total bilirubin ölçülmesinin ciddi ABO hemolitik hastalığının erken tanısında değerli olabileceği düşünülmüştür.

Anahtar kelimeler: Hiperbilirubinemi, yenidoğan, ABO uygunsuzluğu

Çocuk Dergisi 9(1):25-28, 2009
Tip 1 Diyabetli Hastaların Periodontal Hastalık Açısından Değerlendirilmesi

Şükran POYRAZOĞLU *, Nurçin SAKA **, Sinem YEŞİL ***, Merih KAFAOĞLU ***, Erhan FIRATLI ****

ÖZET

Amaç: Tip 1 diyabetes mellitus (DM) olan hastalarımızda periodontal hastalık (PH) sıklığı ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Gereç ve Yöntem: DM tanısı ile izlenen ve yaş ortalaması 12.3±3.4 yaş (dağılım:6-19 yaş), diyabet süresi ortalama 5.1±3.6 yıl (dağılım:1-14 yıl) olan 88 hasta ve yaş ortalaması 11.02±3.3 yaş (dağılım:6-19) olan sağlıklı 99 çocuk çalışmaya alındı. Tüm çocuklarda diş fırçalama alışkanlığı sorgulandı. Metabolik kontrolü değerlendirmek için son bir yıllık HbA1C ortalaması kaydedildi. Ağız bakımını değerlendirmek için plak indeksi (Pİ), periodontal dokuları değerlendirmek için jinjival indeks (Jİ) ve periodontal sondalama derinliği (PSD) ölçümleri deneyimli iki periodontist tarafından yapıldı.

Bulgular: DM grubunda ortalama Pİ ve Jİ değerleri kontrol grubundan düşüktü. Diyabetli hastaların yaklaşık yarısı, kontrol grubunun 1/4’i dişlerini düzenli fırçalıyordu. Pİ ve Jİ hem diyabetlilerde (sırasıyla r=-0.34, p=0.036; r=-0.37, p=0.027) hem de kontrol grubunda (sırasıyla r=-0.28, p=0.005, r=-0.26, p=0.01) diş fırçalama sıklığı ile zıt ilişkili bulundu. Dişlerini günde bir veya daha fazla fırçalayanlar karşılaştırıldığında Pİ ve Jİ değerleri DM grubunda kontrol grubundan anlamlı düşüktü (p<0.001). Diyabetlilerde HbA1C değeri ?% 8 olanların Pİ ve Jİ değerleri <% 8 olanlardan anlamlı yüksekti. Benzer şekilde HbA1C değeri Jİ ile pozitif ilişkili idi (r=0.29, p=0.01).

Sonuç: Çocuklarda yetersiz diş fırçalama alışkanlığı ve kötü ağız hijyeni yanı sıra DM olan hastalarda kötü metabolik kontrol PH’ı artırmaktadır. DM olan hastalarda PH sıklığının kontrol grubundan daha düşük olması diyabetlilerde daha düzenli diş fırçalama alışkanlığı yanısıra düzenli beslenmeye bağlı olabilir. Çocuklarda ağız sağlığı açısından gerek okullarda gerekse diyabetli hastaların takibinde düzenli diş fırçalama eğitimine önem verilmelidir.

Anahtar kelimeler: Tip 1 diyabet, periodontal hastalık, çocuk

Çocuk Dergisi 9(1):29-33, 2009
Prematüre Retinopatisi Tarama Sonuçlarımız

Ali Haydar TURHAN *, Bülent Aziz ÖZKAN **, Ayça SARI ***, Sibel BALCI ****, Aytuğ ATICI ******

ÖZET

Amaç: Çalışma Prematüre Retinopatisinin (PR) sıklığını ve risk faktörlerini saptamak amacıyla yapıldı.

Yöntem: Çalışmaya Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde, Ocak ve Aralık 2007 tarihleri arasında yatırılarak izlenen ve PR taraması yapılan 52 bebek alındı.

Bulgular: Bebeklerin ortalama doğum ağırlığı 1327±378 g (690-2350), ortalama gebelik yaşı 30.1±2.8 hafta (23-36) idi. Elli iki bebeğin dördünde (% 7.6) PR saptandı. PR’li dört bebeğin ağırlığı 1280 g ve altındaydı. Bronkopulmoner displazi sıklığı PR’li bebeklerde daha yüksek bulundu. PR’li bebeklerin olduğu gruplarda bronkopulmoner displazi, düşük doğum ağırlığı, küçük gebelik yaşı, düşük Apgar skoru, kan transfüzyonu sıklığı ve oksijen tedavisi süresi uzunluğu daha yüksek bulundu.

Sonuç: PR çok etkenli bir hastalık olarak bilinmektedir. Düzenli tarama ve olası risk faktörlerinden kaçınma PR’nin neden olduğu körlüğü azaltabilir.

Anahtar kelimeler: Retinopati, prematürite, risk faktörleri, sıklık


Çocuk Dergisi 9(1):34-42, 2009
Otistik Çocuğa Sahip Ailelerin Yaşadıkları Sorunlar ile Ruhsal Durumlarının Değerlendirilmesi: Niteliksel Araştırma

Fadime ÜSTÜNER TOP

ÖZET

Amaç: Bu çalışma otistik çocuğa sahip ailelerin yaşadıkları sorunları ve ruhsal durumlarını belirlemek amacı ile niteliksel olarak yapılmıştır.

Gereç ve Yöntem: Çalışmanın verisi, yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan bir akış formunun kullanıldığı derinlemesine görüşmeler ile toplanmıştır. Giresun ilindeki otistik çocuğa sahip ailelerden örneklem içerisine alınan 16 ebeveyn ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler alt sorunlar çerçevesinde analiz edilmiştir.

Bulgular: Araştırma kapsamındaki otistik çocukların tanı konulma yaş ortalaması 3.5’dur. Bu çalışma otizmin erkek çocuklarda görülme olasılığının daha fazla olduğunu göstermektedir. Çalışma sonunda ebeveynlerin çocuklarına otizm tanısı konduğunda bunu kabullenmekte zorlandıkları, yaşam şekillerinin büyük ölçüde değiştiği, kendilerini çevreden soyutladıkları, daha duygusal oldukları, gelecekten endişe duydukları, yapmak istedikleri birçok şeyden vazgeçtikleri, her şeye rağmen çocuklarıyla ilgilenmenin onlara mutluluk verdiği ve yaşama bakış açılarında büyük değişikliklerin olduğu sonucuna varılmıştır.  

Anahtar kelimeler: Otizm, ebeveyn, ruhsal durum

Çocuk Dergisi 9(1):43-45, 2009
Parvovirus B19 İnfeksiyonuna Bağlı Bir İnfantil Hemorajik Ödem Vakası

Müferret ERGÜVEN *, Sinem KARACA ATAKAN **

ÖZET

Akut İnfantil Hemorajik Ödem ateş, ödem ve purpurik deri döküntüleri ile karakterize derinin lökositoklastik vaskülitidir. Hızlı ve gürültülü bir başlangıçla birlikte selim seyirlidir ve genellikle birkaç haftada kendiliğinden iyileşir. Etiyolojisinde infeksiyonlar, immunizasyon ya da ilaçlar sorumlu olabilmektedir. Parvovirus B19 klinik olarak Eritema İnfeksiyozum adlı klinik tabloyu oluşturan sık görülen bir hastalık etkenidir. İlkbaharda toplum epidemileri yapıp solunum yolu ya da kan ürünü transfüzyonları ile yayılır. Parvovirusa antikor yanıtı gösteren serolojik testler ve Parvovirusa özgü IgM antikorlarının varlığı tanısaldır ve özgül bir tedavisi yoktur. Hastamızda görülen Parvovirus B19 infeksiyonuna bağlı gelişen Akut İnfantil Hemorajik Ödem tablosu literatürde rastlanılmaması nedeniyle sunuldu.

Anahtar kelimeler: Parvovirus B19, akut infantil hemorajik ödem, lökositoklastik vaskülit


Çocuk Dergisi 9(1):46-48, 2009
Mycoplasma pneumoniae İnfeksiyonuna Bağlı Eritema Multiforme: Vaka Sunumu

Meda KONDOLOT *, Funda ÇİPE *, Serap ÖZMEN **, Zafer ARSLAN ***

ÖZET

Mycoplasma pneumoniae (MP)’nın neden olduğu pulmoner infeksiyonlarda hastaların % 25 kadarına kutanöz reaksiyonlar eşlik edebilir. Solunum sistemi dışında; cilt, hematolojik, kardiyak, eklem, santral sinir sistemi ve gastrointestinal sistem tutulumlarının mikroorganizmanın direkt invazyonu ya da otoimmün mekanizmalarla gerçekleştiği düşünülmektedir. En sık görülen kutanöz reaksiyonu nonspesifik ekzantem olmakla birlikte eritema multiforme (EM) hastalık spektrumu ile yakından ilişkilidir. Bu yazıda MP’nın kutanöz bulgularından EM’yi anımsatmak ve antibiyotik tedavisine rağmen, bu tür respiratuvar sistem dışı komplikasyonların gelişebileceğini vurgulamak amacı ile bir vaka sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Eritema multiforme, Mycoplasma pneumoniae, etiyoloji

Çocuk Dergisi 9(1):49-51, 2009
Kemoterapinin Tetiklediği Akral Eritem: Vaka Sunumu

Serap ÖZMEN *, Neşe YARALI **, Elif ÇALIŞKAN ÖZTÜRK ***, Bahattin TUNÇ **

ÖZET

Kemoterapinin tetiklediği akral eritem, 5-flurouracil, doxorubicin ve cytosin arabinosid gibi kemoterapötiklerin neden olduğu lokalize, toksik bir reaksiyondur. Çocukluk yaş grubunda ender olarak görülür. B cell ALL tanısı alan vakamızda, St. Jude Total XIII konsolidasyon tedavisinden üç gün sonra yüz, boyun, göğüs ön duvarında makulopapüler döküntü gelişti. Bir gün sonra hastanın her iki el ayası ve ayak tabanında yaklaşık üç cm çapında çevresi hiperemik, iyi sınırlı, ağrılı, büllöz lezyonlar gelişti. Bu bulgularla hastada yüksek doz metotreksata bağlı akral eritem ve bülloz reaksiyon düşünüldü. Sonuç olarak, kemoterapötiklere bağlı gelişen akral eritemde, kemoterapi uygulamaları öncesi ve/veya sırasında sistemik kortikosteroid verilebilir.

Anahtar kelimeler: Akral eritem, akut lenfoblastik lösemi, büllöz varyant, çocukluk çağı, ilaç reaksiyonu

Çocuk Dergisi 9(1):52-56, 2009
Ayın Vakası
Trombositopeni ve Çoklu Organ Yetersizliği: İkisi Arasında Bağlantı Var mı?

Demet DEMİRKOL *, Ahmet NAYIR **, Metin KARABÖCÜOĞLU ***, Ayşegül ÜNÜVAR ****, Ömer DEVECİOĞLU *****, Diana YANNİ ******

ÖZET

Çoklu organ yetersizliği, kritik hastalarda görülen en ciddi komplikasyonlardandır. Çoklu organ yetersizliği ile yaygın sistemik tromboz arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Bu ilişkiye dayanarak son yıllarda trombositopeni ilişkili çoklu organ yetersizliği kavramı kullanılmaya başlamıştır. Trombositopeni ilişkili çoklu organ yetersizliği trombotik trombositopenik purpura, ikincil trombotik mikroanjiyopati ve dissemine intravasküler koagülasyonu kapsayan patoloji spektrumlarıdır. Bu makalemizde trombositopeni ile başvuran ve çoklu organ yetersizliği gelişen bir vaka sunulmaktadır.

Anahtar kelimeler: Çoklu organ yetersizliği, trombositopeni, trombositopeni ilişkili çoklu organ yetersizliği, trombotik trombositopenik purpura, trombotik mikroanjiyopati, dissemine intravasküler koagulasyon

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın