Çocuk Dergisi Aralık 2018

    
DERLEME
1. D Vitamini Bakılmasının Gerekliliği ve Düzeylerinin Yorumu
Necessity of Determination and Interpretation of the Serum Vitamin D Levels
doi:10.5222/j.child.2018.79037 Sayfalar:97-102
Evrim Şenkal, Emin Ünüvar, Lale Seren, Canan Göl, Ferit Durankuş

D vitamini yetersizliği günümüzde tam adı konulmamış bir salgındır. Günlük gereksinimin karşılanmasında güneş ışınları temel yoldur ve vücudumuzdaki D vitaminin %95’i UV-B etkisiyle deriden sentezlenir. Serum 25-OH-D vitamini düzeyinin 20-30 ng/mL olması yetersizliği, <20 ng/mL ise eksikliği gösterir. Toplumda D vitamini eksikliği yönünden risk grubunda olanlara serum D vitamini düzeyi bakılmalı, risk grubunda olmayanlarda ise rutin bakmaya gerek yoktur. Yetersizliği günümüzde eksikliğinden çok daha yaygındır. Günlük ortalama D vitamini gereksinimi toplumun %97,5’ini kapsayacak şekilde RDA önerisi olarak çocuklarda ilk yaşta 400 IU/gün, 1-3 yaş arasında ise 400-600 IU/gündür. Kronik hastalığı bulunanlarda ve yetersizlik yönünden risk grubunda yer alanlarda daha yüksek dozlar verilse de sağlıklı kişilerde 4000 IU/gün; risk grubunda olanlarda 6000-10000 IU/gün aşılmamalıdır. Günümüzde çocuklarda yüksek tek doz D vitamini kullanımı olası intoksikasyon riskinin yüksek olmasından ötürü tercih edilmemelidir.


Anahtar kelimeler:
Çocuk, D vitamini, vitamin yetersizliği

2. Çocukluk Çağı Obezitesi ve Önlenmesi
Childhood Obesity and its Prevention
doi:10.5222/j.child.2018.59389 Sayfalar:103-112
Pınar Yılmazbaş, Gülbin Gökçay

Çocukluk çağında obezite prevalansı tüm dünyada artmakta ve Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak göstermektedir. Obez çocukların büyük bir bölümü yaşamlarına obez yetişkinler olarak devam etmektedirler. Obezite; tip 2 diyabetes mellitus, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, osteoporoz ve bazı kanser türlerine neden olmaktadır. Ayrıca obez kişilerin öz saygısı azalmakta, sosyal yaşamları kötü yönde etkilenmektedir. Obezite geliştikten sonra tedavisinin çok etkin olmadığı, bu nedenle erken dönemde toplum temelli primer korunma önlemlerinin önemli olduğu görülmektedir. Bu makalede, çocukluk çağı obezitesine neden olan faktörler ve primer korunma için alınması gereken önlemlerin gözden geçirilmesi amaçlanmıştır.

Anahtar kelimeler:
Obezite, çocukluk çağı, korunma

ARAŞTIRMA
3. Ebeveyn Antropometrik Ölçümlerinin Çocuk Baş Çevresi Üzerine Etkisi
The Impact of Parental Anthropometric Measurements on Child’s Head Circumference
doi:10.5222/j.child.2018.04880 Sayfalar:113-120
Sinem Daştan Gürler, Perran Boran

Amaç: Baş çevresi ölçümü beyin gelişiminin değerlendirilmesinde önemli bir göstergedir. Literatürde çocuk baş çevresinin üzerine ailesel etkiyi inceleyen yalnızca birkaç çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, ebeveyn ve çocuk antropometrik ölçümlerinin çocuk baş çevresi üzerine etkilerini inceleyerek, bu faktörlerin dâhil edildiği “beklenen çocuk baş çevresi” formülünün oluşturulması amaçlandı. İkincil olarak da erişkin erkek ve kadın baş çevresi persentillerinin oluşturulması planlandı.
Gereç ve Yöntem: Ocak 2012 ve Eylül 2014 tarihleri arasında, bir üniversite hastanesinde doğan ve en az 2 yaşına kadar çocuk sağlığı izlem polikliniğinde takip edilen 204 sağlıklı çocuk (102 erkek 102 kız) ve ebeveynleri çalışmaya dâhil edildi. Analizler 189 çocuk ve ebeveynlerinin antropometrik ölçümleri üzerine yapılarak çoklu doğrusal regresyon analizi ile farklı parametrelerin çocuk baş çevresi üzerine etkisi değerlendirildi.
Bulgular: Anne ve baba ortalama baş çevresi sırasıyla 54.4 cm ve 56 cm olarak hesaplandı. Tek yönlü varyans analizinde çocuk antropometrik ölçümleri, ebeveyn baş çevresi ve baba ağırlığı çocuk baş çevresi ile ilişkili bulunurken, regresyon analizinde çocuğun ağırlığının ve baba baş çevresinin, çocuk baş çevresini etkileyen ana faktörler olduğu saptandı.
Sonuç: Beklenen çocuk baş çevresi regresyon denklemi, çocuk ağırlığı, baba baş çevresi ve anne-baba ortalama baş çevresi kullanılarak oluşturulurken, ek olarak yetişkin erkek ve kadın baş çevresi persentil tabloları oluşturuldu. Çocuğun baş çevresi değerlendirilirken ailesel özelliklerin yanı sıra ağırlığının da göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna ulaşıldı.

Anahtar kelimeler:
Antropometri, baş çevresi, çocuk, büyüme, ebeveyn

4. Çocuklarda Hipertansiyon Etiyolojisi ile Yaşam İçi Kan Basıncı İzlemi Arasındaki İlişki
The Relationship Between Hypertension Etiology and Ambulatory Blood Pressure Monitoring in Children
doi:10.5222/j.child.2018.60465 Sayfalar:121-128
Melike Mehveş Kaplan, Zeynep Yuruk Yildirim, Bağdagül Yavaş Aksu, Ahmet Nevzat Nayır, Alev Yilmaz

Amaç: Çalışmamızda, oskülatuar/osilometrik ölçümlerle hipertansif saptanan çocuklarda hipertansiyon tanısının doğrulanması, hipertansiyon paterninin belirlenmesi, hipertansiyonun etiyolojisi ile yaşam içi kan basıncı izlemi ölçümüyle saptanan değerler arasında ilişki kurulması amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: 2006-2018 yılları arasında bilim dalımızda oskülatuar/osilometrik ölçümlerle hipertansiyon ön tanısıyla değerlendirilen ve yaşam içi kan basıncı izlemi uygulanmış olan 349 vakanın poliklinik dosyaları retrospektif olarak incelendi.
Bulgular: Çalışmamızda, endokrinolojik kökenli hipertansiyonu olan vakalarda izole sistolik hipertansiyon görülme oranı, nefrolojik kökenli hipertansiyonu olan vakalara göre anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. İzole sistolik hipertansiyon gözlenen vakaların VKİ değerleri, izole sistolik hipertansiyon görülmeyen vakalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır.
Sonuç: Aşırı kilolu veya obez çocuklar, izole sistolik hipertansiyon gösterme eğilimindedir.

Anahtar kelimeler:
Çocukluk çağı hipertansiyonu, yaşam içi kan basıncı izlemi, obezite

5. Endokrin Hastalıklarda Çocukluktan Erişkine Geçiş Deneyimi
The Experience of Transition from Childhood to Adulthood in Hormonal Disorders
doi:10.5222/j.child.2018.93446 Sayfalar:129-134
Esin Karakilic Ozturan, Aslı Derya Kardelen, Ayse Pınar Öztürk, Ayse Kubat Uzum, Mustafa Özçetin, Firdevs Bas, Sukran Poyrazoglu, Nevin Dinccag, Refik Tanakol, Ilhan Satman, Feyza Darendeliler

Amaç: Kronik hastalığı olan çocuklar ve aileleri için erişkin polikliniklerine geçiş endişe verici olabilmektedir. Çalışmamızın amacı, çocukluk döneminden erişkin döneme geçiş sürecinde uyguladığımız yöntemlerin sunulmasıdır.
Gereç ve Yöntem: 2001-2017 yılları arasında, iki farklı geçiş modeliyle erişkin endokrinolojiye devredilen hastalar değerlendirildi. Birinci modelde (Model 1) çocuk ve erişkin endokrinologlarla beraber yapılan tek toplantıda hasta ve/veya yakınlarının katılımıyla veya katılımı olmaksızın (yalnızca epikriz ile) geçiş yapılmıştır. İkinci modelde (Model 2) ise hastalar Çocuk ve Erişkin Endokrinoloji dernekleri tarafından ortak olarak geçiş hastaları için hazırlanan formlar kullanılarak “Hasta Geçiş Polikliniği”nde en az 4-6 ay ara ile görülüp değerlendirildikten sonra erişkin endokrinolojiye devredilmiş ve hastaların 4-6 ay arayla 1 yıl ortak poliklinik takibi gerçekleşmiştir. Ayrıca hasta ve yakınlarının geçişle ilgili değerlendirmelerini almak için Psikiyatri Kliniğinin hazırladığı hasta memnuniyet ölçeği kullanılmıştır.
Bulgular: Model 1 ile devredilen 373 hastanın (312 kız, 161 erkek, 18-31 yaş), %26’sı tiroid hastalıkları, %25’i DM (diyabet), %9’u konjenital adrenal hiperplazi (KAH), %5’i çoğul hipofiz hormon eksikliği (ÇHHE), %3’ü büyüme hormonu eksikliği (BHE), %2’si Turner sendromu (TS), %2’si cinsiyet gelişim bozukluğu (CGB), %3’ü obezite-hiperinsülinemi, %4’ü puberte bozuklukları/ergen sağlığı sorunları, %7’si kalsiyum-kemik metabolizması bozuklukları, %6’sı boy kısalığı, %3’ü diğer grubundaydı. Bu hastaların %8’inin erişkin endokrinolojiye en az 1 poliklinik başvurusu mevcuttu. Yirmi yedi hasta ise Model 2 ile (19 kız, 6 erkek, 19-22 yaş) devredilmiştir. Mevcut tanıların %48’si DM, %19’u ÇHHE, %11’i BHE, %11’i tiroid hastalıkları, %22’si KAH, %4’ü CGB, %4’ü hipogonadizm olup, bu hastaların tümünün takibi devam etmektedir.
Sonuç: Hastaların çocuk ve erişkin endokrinologlar tarafından bir süre beraber değerlendirip takip edilerek devredilmesinin hastaların geçiş sürecindeki endişelerinin ve sürecin olumsuz yönlerinin azaltılmasında yararlı olacağı düşünülmüştür.

Anahtar kelimeler:
Çocukluk çağı, erişkin dönem, geçiş, kronik hastalık, endokrinoloji

6. Bebeklerde Uyku Güvenliğinin Değerlendirilmesi: Bir Pilot Çalışmanın Ön Sonuçları
Evaluation of Sleep Safety in Infants: Preliminary Results of the Pilot Study
doi:10.5222/j.child.2018.63307 Sayfalar:135-139
Öykü Özbörü Aşkan, Gonca Keskindemirci, Ayse Kilic, Gülbin Gökçay

Amaç: Çalışmamızda, polikliniğimize başvuran çocukların uyku alışkanlıklarını ve ailelerin güvenli uyku ve risk oluşturacak faktörleri hakkındaki bilgi düzeyini değerlendirmeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Ağustos 2016-Ekim 2016 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği ve Genel Pediatri Polikliniğine rutin izlem veya genel muayene için başvuran yaşları 6-59 ay olan çocuklar ve ebeveynleri ile gerçekleştirildi. Ailelere uyku alışkanlıklarını değerlendiren anket hazırlanarak yüz yüze ortamda soruldu. Anne ve baba boy, kiloları ölçüldü, vücut kitle indeksleri hesaplandı.
Bulgular: Çocukların yaş ortalaması 30.0±18.1 ay idi. İlk 6 ay yalnızca anne sütü ile beslenme oranı %67.4 (n=139) idi. Değerlendirme sonunda oda paylaşımı %88.3 (n=182), sırtüstü yatış pozisyonu oranı ise %27.6 (n=57) olarak bulundu. Aynı yatağı paylaşan ebeveynlerde sigara içme oranının ise %60.7 olduğu görüldü.
Sonuç: Çalışmamız, doğum sonrasında emzirme danışmanlığı verilirken güvenli uyku alışkanlığı konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur.

Anahtar kelimeler:
ABÖS, güvenli uyku, uyku çevresi

OLGU SUNUMU
7. Akut Karın Ağrısında Sinsi Fakat Tanıdık Bir Bakteri: Mycobacterium tuberculosis
A Sneaky But Familiar Bacterium in Acute Abdominal Pain: Mycobacterium tuberculosis
doi:10.5222/j.child.2018.16013 Sayfalar:140-143
Özge Kaba, Manolya Kara, Fulya Özdemircioğlu, Zuhal Bayramoglu, Selda Hancerli Törün, Züleyha Bingöl, Ayper Somer, Metin Uysalol, Zeki Kılıcaslan

Amaç: Tüberkülozun akciğer dışı formları, özgün olmayan klinik bulgularla karşımıza çıkarak tanıyı güçleştirmekte ve varlığını sürdürmektedir. Burada, karın ağrısı ile başvuran bir abdominal tüberküloz vakası sunulmuştur.
Vaka Sunumu: Öncesinde sağlıklı 17 yaşında erkek hasta, karın ağrısı ve bulantı nedeniyle ile dış merkeze başvurmuş. Tetkik sonuçlarında akut apandisit tanısıyla operasyonu planlanarak akciğer grafisi çekilerek yaygın infiltrasyon görülmesi üzerine tarafımıza refere edilen hasta tüberküloz ön tanısıyla servise yatırıldı ve örnekleme sonrası dörtlü antitüberküloz tedavi başlanarak takibe alındı.
Sonuç: Tüberküloz sıklıkla akciğeri tutan bir enfeksiyon hastalığı olmasına karşın, akciğer dışı tüberkülozunun özgül olmayan semptomlarla önemli bir klinik sorun olarak karşımıza gelebileceği unutulmamalıdır.

Anahtar kelimeler:
Pulmoner tüberküloz, pediatrik, abdominal tüberküloz, karın ağrısı

8. Akut Lenfoblastik Lösemili Üç yaşında Bir Çocukta İnvaziv Mantar Enfeksiyonunun Posakonazol ile Başarılı Tedavisi
Successful Treatment of Invasive Fungal Infection with Posaconazole in a 3 -Year- Old Child with Acute Lymphoblastic Leukemia
doi:10.5222/j.child.2018.99705 Sayfalar:144-149
Nihal Özdemir, Başak Koç, Serda Kantarcıoğlu, Sebuh Kuruoğlu, Tiraje Celkan

İnvaziv mantar enfeksiyonları, özellikle albicans dışı Candida gibi mayalar, artan immün-baskılanmış hasta sayısı ve oluşan mantar direnci nedeniyle artış göstermektedir. Son on yılda bu enfeksiyonların tedavisi için yeni antifungal ilaçlar geliştirilmiştir. Bu yazıda akut lenfoblastik lösemili 3 yaşında bir kız çocukta Candida albicans’a bağlı gelişen invazif kandida enfeksiyonu bildirilmiştir. Lipozomal amfoterisin B, kaspofungin ve vorikonazolün tek başına ve bu ilaçların birlikte tedavisine rağmen hastanın ateşi ve klinik durumunda düzelme olmamış, tedaviye posakonazol eklenmesiyle düzelme görülmüştür. Devam tedavisi sırasında mantar enfeksiyonu kontrol altında kalmış ve posakonazol profilaksisi altında tekrarlamamıştır.

Anahtar kelimeler:
Candida albicans, mantar enfeksiyonu, antifungal

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın