Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Mart 2008


Çocuk Dergisi Mart 2008

http://www.cocukdergisi.org/
    
Çocuk Dergisi 8(1):9-13, 2008
Çocuk İstismarı ve İhmalinin Çocuk Bedeni Üzerine Etkileri
Saliha ALTIPARMAK
ÖZET

Çocuk İstismarı ve İhmalinin Çocuk Bedeni Üzerine Etkileri

Çocuk istismarı ve ihmali dünyanın birçok ülkesinde bilim literatüründe yer alan bir konudur. Son yıllarda Türkiye’de çocuk istismarı ve ihmaline olan ilgi ve farkındalık artmaktadır. Bu makalenin amacı, çocuk istismarı/ihmalini tanıtmak, toplumun ve sağlık çalışanlarının dikkatini konuya çekmektir.

Anahtar kelimeler: Çocuk, istismar, ihmal

 

Çocuk Dergisi 8(1):14-20, 2008
Galaktagog Bir Bitki Çayının Yenidoğan Döneminde Tartı Alımı Üzerine Etkisi

Ülkü TIRAK *, Dilek DİLLİ *, Serhat EMEKSİZ **, Yıldız DALLAR

ÖZET

Galaktagog Bir Bitki Çayının Yenidoğan Döneminde Tartı Alımı Üzerine Etkisi

Amaç: Anne sütünü artırıcı Humana Still-Tee bitki çayının yenidoğan dönemindeki tartı alımı üzerine etkisinin araştırılması.

Yöntem: Hastanemiz kadın doğum kliniğinde doğum yapan 63 anne rastgele yöntemle çalışmaya alındı. Anneler önerilen sıvıya göre üç gruba ayrıldı: Grup 1; Humana Still-Tee çayı, Grup 2; Linden (Tilia silvestris; Ihlamur) çayı ve Grup 3; su önerilen annelerden oluşuyordu.

Bulgular: Tüm annelerin ortalama yaşı 28±5.2 yıl, % 42.9'u (n=27) ilkokul mezunu, % 22.2'si (n=14) sigara kullanıyor, % 68.3'ünde (n=43) sosyo-ekonomik düzey düşük veya orta düzeydeydi. Bebeklerin % 57.1'i (n=36) kız, ortalama doğum ağırlığı 3,240±425 g idi. Humana Still-Tee grubundaki bebeklerin bir ayda aldığı tartının (1,370±133 g) ıhlamur (835±128 g) ve su grubuna (807±85 g) göre yüksek olduğu gözlendi (p=0.001).

Sonuç: Emzirme eğitimi verilen annelere, anne sütünün artması için yeterli sıvı almaları gerektiği konusunda bilgi verildikten sonra galaktagog etkili bitki çayları da önerilebilir. Bununla birlikte, bu konuda daha geniş ve uzun süreli çalışmalara gereksinim olduğu düşüncesindeyiz.

Anahtar kelimeler: Anne sütü, bitki çayı, yenidoğan, tartı alımı

 

Çocuk Dergisi 8(1):21-24, 2008
Bir Eğitim Hastanesine Başvuran Çocuklarda Televizyon İzleme Sıklığının Değerlendirilmesi

Emrah CAN *, Cihan MERAL **, Selami SÜLEYMANOĞLU **, Seçil AYDINÖZ **, Ferhan KARADEMİR ***, Halit ÖZKAYA *, İsmail GÖÇMEN

ÖZET
Bir Eğitim Hastanesine Başvuran Çocuklarda Televizyon İzleme Sıklığının Değerlendirilmesi

Amaç: Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi (GATA HEH) Çocuk Polikliniği’ne başvuran 1-16 yaş arası çocuklarda günlük televizyon (TV) izleme süresinin tespit edilmesi ve 3 saat/gün üzerinde TV izleyen çocuklarda tartı persantillerinin ölçülmesi ve şişmanlık açısından değerlendirilmesi.

Yöntem: GATA HEH Çocuk Polikliniği’ne başvuran 138 çocuğun anne ve/veya babalarının gözlemlerine dayanarak televizyon izleme süreleri saptandı. Çocuklar izleme sürelerine göre 1 saatten az, 1-3 saat ve 3 saatten fazla olarak 3 grupta sınıflandırıldı. TV izleme süresi 3 saatten fazla olanların tartıları persantil eğirilerinde işaretlendi, 97p üzerindeki vakalarda vücut kitle indeksleri hesaplanarak şişmanlık değerlendirmesi yapıldı.

Bulgular: Çalışmaya 68’i kız (% 49), 70’i erkek (% 51) toplam 138 çocuk alındı. Ortalama TV izleme süresi kızlarda 2.11±0.6 saat, erkeklerde 1.95±0.6 saat, toplamda 2.03±0.6 olarak saptandı. Tüm çocuklarda >3 saat TV izleme sıklığı % 22 olarak tespit edildi. Kız çocuklarının % 15’inin 1 saatten az, % 59'unun 1-3 saat, % 26'sının 3 saatten fazla TV izlediği, erkek çocuklarının ise % 23’ünün 1 saatten az, % 59'unun 1-3 saat, % 18'inin 3 saatten fazla TV izlediği tespit edildi. Üç saatten daha fazla TV izleyen grupta tartı persantiline göre 97p üzerinde olan çocukların sayısı kızlarda 2 (% 1) iken erkeklerde 3 (% 2) olarak tespit edildi.

Tartışma: Çalışmamızda çocuklarda >3 saat TV izleme sıklığı % 22 olarak tespit edilmiş, ortalama süre yaklaşık 2 saat olarak bulunmuştur. Bu sonuç çocuklarda televizyonun izleme sıklığının yüksek olduğunu desteklemektedir. Bu nedenle; TV’nin ailelerin denetiminde izletilmesi, olumsuz etkilerinin ailelere anlatılması, izlenme süresinin ve programların planlanması önerilebilir.

Anahtar kelimeler: Çocuk, şişmanlık, televizyon

 

Çocuk Dergisi 8(1):25-29, 2008 
Okul Öncesi Yaş Grubundaki Çocuklara Verilen Ağız-Diş Sağlığı Konusunda Anlatsal ve Görsel Eğitimin Bilgi Düzeyine Etkisi

Süreyya SARVAN *, Emine EFE

ÖZET

Okul Öncesi Yaş Grubundaki Çocuklara Verilen Ağız-Diş Sağlığı Konusunda Anlatsal ve Görsel Eğitimin Bilgi Düzeyine Etkisi

Amaç: Bu çalışma, 3-6 yaş grubundaki çocuklara ağız-diş sağlığı konusunda anlatsal ve görsel olarak verilen eğitimin bilgi düzeyine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Çalışma, Nisan 2006 tarihinde Antalya Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Zübeyde Hanım Çocuk Sitesinde 3-6 yaş grubunda bulunan toplam 30 çocuk üzerinde gerçekleştirildi. On yedi sorudan oluşan anket formu eğitim öncesi ve eğitim sonrası çocuklara uygulandı. Akdeniz Üniversitesi Antalya Sağlık Yüksekokulu 3. sınıf öğrencileri tarafından anlatsal ve görsel olarak ağız-diş sağlığı konusunda eğitim yapıldıktan iki hafta sonra anket formu tekrar uygulandı.

Veriler kaydedildi ve 10.0 istatistiksel paket programı kullanılarak analiz edildi. McNemar testi ve yüzdelik analizi kullanıldı.

Bulgular: Çalışma sonucunda, eğitim öncesi çocukların % 68’i diş fırçalama zamanlarına yanlış yanıt verirken, eğitim sonrası ise % 100’ü doğru yanıt vermiştir. Eğitim öncesi çocukların % 62’si diş fırçalama sıklığına yanlış yanıt verirken, eğitim sonrası % 80’si doğru yanıt vermiştir.

Sonuç: Araştırma sonucuna göre, Çocuk Esirgeme Kurumlarında bulunan, okul öncesi çocuklara uygun ağız hijyen alışkanlığı kazandırmak amacı ile sürekli anlatsal ve görsel eğitim programları düzenlenmeli ve etkinliği değerlendirilmelidir.

Anahtar kelimeler: Ağız sağlığı, bilgi düzeyi, çocuklar, yaş grupları, eğitim

 

Çocuk Dergisi 8(1):30-36, 2008
Preeklamptik Anne Bebeklerinin Kordon Kanı Kardiyak Troponin T ve Proteine Bağlı Olmayan Demir Düzeyleri

Leyla KARADENİZ *, Asuman ÇOBAN *, Zeynep İNCE *, Ümit TÜRKOĞLU **, Gülay CAN

ÖZET

Preeklamptik Anne Bebeklerinin Kordon Kanı Kardiyak Troponin T ve Proteine Bağlı Olmayan Demir Düzeyleri

Amaç: Hipoksik yenidoğanlarda artmış kardiyak troponin T’nin (cTnT) kardiyak hasarın, yüksek proteine bağlı olmayan demir düzeyinin de (NPBI) artmış serbest radikal yapımı ve perinatal beyin hasarının göstergesi olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada, preeklamptik anne bebeklerinin kordon kanı serum cTnT ve plazma NPBI düzeyleri ölçüldü, sonuçlarla klinik bulgular arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlandı.

Yöntem: Çalışma, 50’si preeklamptik (çalışma grubu), 50’si preklamptik olmayan sağlıklı annelerden (kontrol grubu) doğan 100 yenidoğanda yapıldı. Kordon kanında serum cTnT, plazma NPBI düzeyleri ve kan gazı bakıldı. Kardiyak troponin T için ? 0.03 ng/mL değeri yüksek olarak kabul edildi.

Bulgular: Çalışma ve kontrol grubunun ortalama gestasyon yaşları 36.1±3.5 hafta ve 38.1±1.9 hafta (p<0.01), ortalama doğum ağırlıkları 2.456±945 g ve 3.059±493 g (p<0.01) bulundu. Serum cTnT düzeyi ? 0.03 ng/mL olan bebek oranı çalışma grubunda daha yüksek saptandı (% 48 ve % 24, p<0.05). Yüksek serum cTnT düzeyi ile klinik bulgular arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Ortalama plazma NPBI düzeyi çalışma grubunda daha düşük bulundu (2.02±1.47 µmol/L ve 2.98±1.44 µmol/L, p<0.01). Term ve preterm bebeklerin serum cTnT ve plazma NPBI düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmadı.

Sonuç: Kronik uteroplasental yetersizliğin olduğu preeklamptik anne bebeklerinde artmış serum cTnT düzeyleri kardiyak hasar sonucu olabilir. Ancak, plazma NPBI düzeyleri beklenildiği gibi yükselmemiştir. Kronik hipokside fetal serebral koruyucu mekanizmaların serebral etkilenmeyi önlediği varsayımı ile yüksek plazma NPBI düzeyleri ancak akut hipoksik durumlarda yol gösterici olabilir.

Anahtar kelimeler: Preeklampsi, kordon kanı, cTnT, NPBI

 

Çocuk Dergisi 8(1):37-39, 2008
Bir Eğitim Hastanesine Başvuran Annelerde Anne Sütü ve D Vitamini Bilincinin Değerlendirilmesi

Emrah CAN *, Cihan MERAL *, Selami SÜLEYMANOĞLU *, Seçil AYDINÖZ *, 
Ferhan KARADEMİR *, Halit ÖZKAYA *, İsmail GÖÇMEN

ÖZET

Bir Eğitim Hastanesine Başvuran Annelerde Anne Sütü ve D Vitamini Bilincinin Değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi (GATA HEH) Sağlam Çocuk Polikliniğine rutin kontrol için başvurmuş annelerin yalnızca anne sütü verme ve D vitamini verme süresi hakkındaki bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: GATA HEH Sağlam Çocuk Polikliniğine Mart-Ağustos 2007 tarihleri arasında başvurmuş, zamanında doğmuş, doğum sonrası ilk kontrolüne gelen 100 yenidoğan annesi çalışma kapsamına alınmıştır. Anneler anket çalışması yapılarak doğum sayıları, eğitim düzeyleri, yaşları, ne kadar süre ile tek başına anne sütü verme süresi ve D vitamini verme süresi konusunda sorular sorularak veriler toplanmıştır.

Bulgular: Çalışmaya alınan annelerin % 85’i lise mezunu, % 12’si üniversite mezunu, % 3 ilkokul mezunuydu. Annelerin ortalama yaş 23.7±2.35 yıldı. Annelerin % 80’i ilk doğumlarını yapmıştı. Ortalama tek başına anne sütü verme süresi 6.2±2.2 ay olarak tespit edildi. % 62’si bebeklerini ilk 6 ay yalnız anne sütü ile beslemeleri gerektiğini söylerken, % 20’si 4 ay, % 10’u bir yıl olarak yanıt vermiştir. Annelerin % 8’inin bu konuda bilgileri yoktu. D vitamininin ise ortalama verilme süresi 9±2.5 ay olarak bulundu. Annelerin % 70’i bir yıl süre ile devam etmeleri gerektiğini söylerken, % 10’u bu süreye 6 ay yanıtını vermiş, kalan % 20’u ise süreyi bilememiştir.

Sonuç: Tek başına 6 ay anne sütü kullanımı ve D vitaminin bir yıl süre ile verilmesi bilincinin henüz arzu edilen düzeylerde değildir. Bu nedenle anneler  anne sütü verilmesi ve D vitamini kullanımı hakkında daha fazla bilgilendirilmelidir.

Anahtar kelimeler: Anne, anne sütü, D vitamini, beslenme

 

Çocuk Dergisi 8(1):40-43, 2008
Adolesan Dönemde Amitriptilin ile Organize Özkıyım Girişimi

F. İnci ARIKAN *, Dilek DİLLİ **, İlyas ÇAKIR ***, Songül GÖKAY ***, Yıldız DALLAR

ÖZET

Adolesan Dönemde Amitriptilin ile Organize Özkıyım Girişimi

Amaç: Adolesan dönem özkıyım girişimlerinin artış gösterdiği bir dönemdir. Trisiklik antidepresan ilaçlar, özellikle de amitriptilin, erişkinlerde analjeziklerden sonra en yaygın kullanılan ilaçlardan olup çocuklardaki hem özkıyım amaçlı hem de kaza ile olan zehirlenmelerin önemli bir nedenidir. Bu makalede amitriptilin zehirlenmesi nedeniyle izlenen beş vaka sunuldu.

Vakalar: Yaşları 4-15 yaş arasında olan beş kardeş amitriptilin zehirlenmesi nedeniyle çocuk acil servisine getirildi. Babadan alınan anamnezde, amitriptilinin psikolojik sorunları olan anne tarafından kullanıldığı, kendilerinin evde olmadığı bir zamanda çocukların ilacı almış olduğu söylendi. Anamnez derinleştirildiğinde, 14 yaşındaki erkek adolesanın ilacı özkıyım amacıyla aldığı, 15 yaşındaki kız kardeşine telkinde bulunarak onun da özkıyım girişiminde bulunmasına neden olduğu ve ilacı diğer kardeşlerine de dağıttığı öğrenildi. Fizik muayene ve laboratuvar bulguları normal sınırlarda olan vakaların EKG tetkiklerinde patoloji yoktu. Ailevi sorunlar nedeniyle özkıyım girişimininde bulundukları anlaşılan 14 ve 15 yaşlarındaki iki kardeş psikoloji birimi ile konsülte edildi. “Borderline” kişilik özelliği zemininde depresif belirtiler saptanan bu vakaların çocuk psikiyatrisi polikliniği tarafından izleme alınmaları planlandı.

Sonuç: Adolesanlarda özkıyım girişimini önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına gereksinim vardır. Amitriptilinin yaygın olarak kullanılması ve ölümcül yan etkileri olması nedeniyle bu ilacı reçete ederken dikkatli davranılması yararlı olacaktır.

Anahtar kelimeler: Adolesan, amitriptilin, özkıyım girişimi

 

Çocuk Dergisi 8(1):44-49, 2008
Çocuklarda Meningokosemi: Dört Vaka Sunumu

Başak AKYILDIZ *, Demet SOYSAL **, Nedret UZEL ***, Agop ÇİTAK ****, 
Metin KARABÖCÜOĞLU ***, Raif ÜÇSEL

ÖZET

Çocuklarda Meningokosemi: Dört Vaka Sunumu

Neisseria meningitidis Gram negatif bir diplokok olup, sınırlı benign infeksiyondan fulminan septik şoka kadar geniş bir hastalık tablosuna neden olur. Ülkemizde ve dünyada pediatrik yoğun bakımdaki ilerlemelere rağmen, çocuklarda meningokoksemi hâlen önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir.

Bu makalede farklı şekillerde başvuran dört meningokoksemi vakası ve tedavi şekli sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Meningokoksemi, purpura, miyokardit, böbrek yetersizliği

 

Çocuk Dergisi 8(1):50-52, 2008
Aşı Sonrası Gelişen Geçici Fontanel Bombeleşmesi

Gökhan BAYSOY *, Ayten P. UYAN

ÖZET

Aşı Sonrası Gelişen Geçici Fontanel Bombeleşmesi

Geçici fontanel bombeleşmesi bebeklik döneminde nadir görülmektedir. Etiyolojide altıncı hastalık, viral infeksiyonlar, aşılar ve yüksek doz A vitamini uygulaması yer almaktadır. Bu yazıda DBT-IPV-Hib kombine aşısından sonra geçici fontanel bombeleşmesi saptanan 4.5 aylık bir bebek sunularak nadir görülen bu duruma ve ayırıcı tanısına dikkat çekilmek istenmiştir.

Anahtar kelimeler: Geçici fontanel bombeleşmesi, altıncı hastalık, bağışıklama

 

Çocuk Dergisi 8(1):53-56, 2008
Tip 1 Diyabetli Bir Vakada Kötü Metabolik Kontrolün Sonucu: Mauriac Sendromu ve 
Eklem Hareket Kısıtlılığı Sendromu

Şenay SAVAŞ ERDEVE *, Enver ŞİMŞEK **, Yıldız DALLAR

ÖZET

Tip 1 Diyabetli Bir Vakada Kötü Metabolik Kontrolün Sonucu: Mauriac Sendromu ve Eklem Hareket Kısıtlılığı Sendromu

Mauriac sendromu kötü metabolik kontrollü diyabet hastalarında büyüme geriliği ve karaciğer büyüklüğü ile karakterize bir durum olup, metabolik kontrolün düzeltilmesiyle geri dönüşümlü olabilir. Bu yazıda sekiz yıllık kötü metabolik kontrol sonrası eklem hareket kısıtlılığı ile birlikte Mauriac sendromu gelişen on bir yaşında tip 1 diyabetli bir kız vaka sunulmaktadır.

Vakanın ağır büyüme geriliği mevcuttu [tartı: 21 kg (-2.8 SDS), boy: 117 cm (-4.7 SDS)]. Karın öne doğru şişkindi ve karaciğer midklaviküler hatta 4 cm palpe ediliyordu. Dua bulgusu denen ellerin palmar yüzeylerinin tam olarak karşılıklı getirilememesi mevcuttu. Hastanın göz muayenesinde katarakt saptandı. Diyette kalori alımı yeniden düzenlendi ve yoğun insülin tedavisiyle kan glukoz ve hemoglobin A1c (HbA1c) değerlerinde belirgin düzelme oldu. Büyüme hızı 5 cm/yıla çıktı ve karaciğer büyüklüğü 2 cm’e indi. El bulgularında düzelme olmadı.

Mauriac sendromu büyüme geriliği ve karaciğer büyüklüğü gelişen tip 1 diyabetli çocuklarda akla gelmelidir.

Anahtar kelimeler: Mauriac sendromu, eklem hareket kısıtlılığı, tip 1 diyabet

 

Çocuk Dergisi 8(1):57-59, 2008
Akselere Nodal Ritim ile Prezente Olan Akut Romatizmal Ateş Vakası

Kemal NİŞLİ *, Naci ÖNER *, Aygün DİNDAR *, Canan CAYMAZ *, Türkan ERTUĞRUL

ÖZET

Akselere Nodal Ritim ile Prezente Olan Akut Romatizmal Ateş Vakası

Akut romatizmal ateş hâlen dünyanın çoğu gelişmekte olan ülkelerinde kalp hastalığının en önemli nedenidir. Kardit, akut romatizmal ateşin akut kalp yetersizliği ve kronik kalp kapak hastalığına neden olan en ciddi bulgusudur. Uzun PR aralığı akut romatizmal ateşte sıklıkla görülmekle birlikte, değişik EKG anormallikleriyle de kendini gösterebilir. Bu makalede, on üç yaşındaki erkek vakada akselere nodal ritimle kendini gösteren akut romatizmal ateş vakası sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Akut romatizmal ateş, akselere nodal ritim

 

Çocuk Dergisi 8(1):60-64, 2008
Dört Yaşında Hışıltı Nedeni ile Başvuran Vaka Sunumu

Gürkan KILIÇ *, Zeynep TAMAY **, Nermin GÜLER

ÖZET

Dört Yaşında Hışıltı Nedeni ile Başvuran Vaka Sunumu

Konjenital lober amfizem, bir akciğer lobunun aşırı havalanması ve aşırı distansiyonu ile seyreden, sütçocukluğu döneminde solunum sıkıntısı nedeni olan bir konjenital akciğer anomalisidir. En sık görülen semptom ve bulgular taşipne, öksürük, siyanoz, hışıltı, ses kısıklığı ve etkilenen akciğerde solunum seslerinde azalmadır. Sütçocuklarında ender bir hışıltı nedenidir. Bu makalede hışıltı ile başvuran ve bronşiyal darlığın saptandığı bir konjenital lober amfizem vakası sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Konjenital, amfizem, hışıltı

 

Çocuk Dergisi 8(1):65-68, 2008
Püf Noktası
Tam Kan Sayımının Değerlendirilmesi

Zeynep KARAKAŞ

ÖZET

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın