Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Aralık 2007


Çocuk Dergisi Aralık 2007

http://www.cocukdergisi.org/
    
Çocuk Dergisi 7(4):222-226, 2007
Çocuk Hekimliğinde Güncel Etik Sorunlar
Dilek DİLLİ *, İlknur BOSTANCI **, Yıldız DALLAR **
ÖZET

Çocuk Hekimliğinde Güncel Etik Sorunlar

Günümüzde tıpta etik kuralların giderek önem kazandığı bir gerçektir. Son yıllarda, çocuk hekimliğinde uygulanan tedavi planları, tanısal veya deneysel araştırmalarla ilgili etik konularda bazı değişiklikler olmuş, hasta ve/veya yakınının tıbbi karardaki payı artmıştır. Hem hekimlere yüklenen etik yükümlülükler hem de hasta hakları hekim merkezli bir davranış modeline izin vermemektedir. Tüm hekimlerin mesleki sorumluluk bilinci ile tıbbi etik hakkında yeterli bilgiye sahibi olmaları ve bu kurallar çerçevesinde hareket etmeleri zorunludur. Bu yazıda çocuk hekimliğinde karşılaşılan güncel etik sorunlara farklı açılardan yaklaşılarak tıpta etik konusu irdelendi.

Anahtar kelimeler: Çocuk, tıp, etik

 

Çocuk Dergisi 7(4):227-232, 2007
Ani Bebek Ölümü ve Nedenlerinden Biri Olarak Annenin Sigara İçiciliği

Hülya YIKILKAN *, Pemra C. ÜNALAN **, Arzu UZUNER **

ÖZET

Ani Bebek Ölümü ve Nedenlerinden Biri Olarak Annenin Sigara İçiciliği

Ani Bebek Ölümü Sendromunun nedeni henüz tam olarak açıklanamamıştır. ABÖS’nun etyolojisini aydınlatmaya yönelik araştırmalar, özellikle anne ve bebek sağlığı üzerine yoğunlaşmış olan birinci basamak sağlık kurumlarında görevli sağlık çalışanları için önemlidir. Böylece, ABÖ riskini azalttığı gösterilmiş durumları anlamak ve bu konularda daha gebelik takipleri sırasında başlayıp, doğum sonrası bakım, yenidoğan dönemi, büyüme-gelişme ve aşılanma takipleri ile devam eden olağan ziyaretlerde danışmanlık vermek mümkün olacaktır. Yapılmış araştırmalara dayanarak özellikle 0-12 ay arası bebeği olan ailelere verilecek öneriler; bebeğin sırtüstü pozisyonda uyutulması, yan yatırmanın da sırt üstü yatırmaktan daha riskli olduğu, bebeğin çok sıkı ve sıcak tutacak şekilde giydirilmemesi, bebeğin annenin yatağının yanında ama ayrı bir yatakta yatırılması, gebelik sırasında ve bebeğin bulunduğu ortamda sigara içilmemesi, eğer anne sigara içiyorsa bebek ile aynı yatakta yatılmaması, bebek yatağının sert ve yastık, battaniye, oyuncak gibi detaylardan arındırılmış olması ve anne sütü verilmesi şeklinde sıralanabilir.

Anahtar kelimeler: Ani bebek ölümü, beşik ölümü, birinci basamak sağlık hizmeti, ana-çocuk sağlığı

 

Çocuk Dergisi 7(4):233-239, 2007 
Yalova Devlet Hastanesine Başvuran 12-36 Ay
Arası Çocuklarda Aşı Eksiklikleri ve Bunu Etkileyen Faktörler

Fetiye BABADAĞLI *, Gülbin GÖKÇAY **, Hayriye V. ERTEM ***, Ayşen BULUT **

ÖZET
Yalova Devlet Hastanesine Başvuran 12-36 Aylık Çocuklarda Aşı Eksiklikleri ve Bunu Etkileyen Faktörler

Amaç: Yalova Devlet Hastanesine başvuran çocukların aşılanma durumlarını, bunu etkileyen faktörleri ve ebeveynlerin aşı konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını belirlemek.

Gereç ve Yöntem: Ekim 2006-Mart 2007 tarihlerinde başvuran 12-36 aylık 720 çocuk araştırma kapsamına alındı. Bunlardan aşı kartı olan 498’inin aşılanma durumları analiz edildi. Ulusal aşı programındaki herhangi bir aşının dozunun yaşına uygun olarak yapılmamış olması “eksik aşılı”; belirtilen zamandan en az bir ay sonra yapılması ”geç aşılı” olarak tanımlandı.

Bulgular: Tam aşılı çocuk oranı % 81.1 olarak bulundu. Ancak bir yaşında tam aşılı çocuk oranı % 49 idi. Bilgisizlik ve ailevi sorunlar eksik aşılanma için aileler tarafından öne sürülen belli başlı nedenlerdi. Anne ve babanın eğitim durumu, aşı tarihlerine uymama, aşılar konusunda bilgisizlik, sosyal güvencenin olmaması aşılanmayı etkileyen faktörler olarak belirlendi.

Sonuç: Yalova gibi ülkenin gelişmiş bölgesinde yer alan bir ilde bir yaşında eksiksiz aşılanma oranının düşük olması ve bu durumun ailelerin aşılar hakkında bilgisizliği ile ilgili bulunması, iletişimin bu kadar kolaylaştığı çağımızda bile, toplumun aşılanma hakkında yeterince bilgilendirilmediğini düşündürmüştür. Çocukların zamanında aşılanması amacıyla örgün eğitim ve basın-yayın araçları yolu ile eğitim yapılması, Sağlık Bakanlığı verilerinin bu eksikliği fark edecek biçimde toplanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anahtar kelimeler: Gecikmiş aşılama, eksik aşılanma, genişletilmiş bağışıklama programı

 

Çocuk Dergisi 7(4):240-246, 2007
Sistemik Lupus Eritematozus Vakalarında Klinik Prezantasyon ve Laboratuvar Bulgularının Değerlendirilmesi

Müferet ERGÜVEN *, Emine TEKİN **, Öznur YILMAZ **, Nurdan YILDIZ

ÖZET

Sistemik Lupus Eritematozus Vakalarında Klinik Prezantasyon ve Laboratuvar Bulgularının Değerlendirilmesi

Amaç: Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) otoimmün mekanizmayla oluşan multisistemik bir hastalıktır. Konstitüsyonel semptomlar, kas iskelet, deri, böbrek, kardiyovasküler, nörolojik, pulmoner, hematolojik veya gastrointestinal sistem tutulumu bulgularıyla ortaya çıkabilir. Çalışmamızda kliniğimizde SLE tanısı almış hastaların klinik özellikleri ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi ve literatürle karşılaştırılması amaçlanmıştır.

Yöntem: 1994-2007 yılları arasında SLE tanısı almış hastaların nefroloji ve romatoloji poliklinik dosya kayıtları incelenerek hastaların yaşı, cinsiyeti, başvuru şikayetleri, tanı gecikmesi, klinik, laboratuvar ve prognoz özellikleri kaydedildi.

Bulgular: Kesin SLE tanısı konulan hasta sayısı 18 olup, beşi erkek, 13’ü kızdı. İki hasta ise kriterleri doldurmayıp, şüpheli SLE tanısıyla izlenmekteydi. Kesin tanı alan vakaların yaş ortalaması 10.4±3.24 yıl (5-16 yıl)’dı. On hasta konstitüsyonel semptomlarla, beş hasta böbrek tutulumu bulgularıyla, iki hasta malar döküntüyle, bir hasta saçlı deride yaralarla, sekiz hasta eklem yakınmalarıyla başvurmuştu. Hastaların dördünde hepatosplenomegali, üçünde splenomegali, dördünde lenfadenopati vardı. Dokuz hastanın böbrek biyopsisi, altı hastanın cilt biyopsisi SLE tanısı ile uyumluydu. Böbrek biyopsisi yapılan hastaların % 30’unda sınıf 4-5 renal tutulum mevcuttu. Renal tutulumu olan vakalarda kollajen doku hastalığı ile ilgili belirteçlerden en yüksek oranda anti-ds DNA’nın pozitif olduğu görüldü. On hastada C3, C4 düzeyleri düşük saptandı. Hastalık sürecinde Libman-Sachs endokarditi, Tip I DM, otoimmün hipotiroidi saptanan bir hastayla, makrofaj aktivasyon sendromu gelişen bir diğer hasta kaybedildi.

Sonuç: SLE geniş klinik spektruma sahip multisistemik bir hastalıktır. Tanı için gerekli kriterler farklı zamanlarda ortaya çıkabilir. Farklı sistemlere ait yakınmalarıyla olan hastalarda SLE düşünülerek mortalite ve morbiditenin azaltılması için erken tanı konulmalıdır

 

Çocuk Dergisi 7(4):247-254, 2007
Hasta Memnuniyetini Değerlendiren Yeni Bir Ölçek ve Geçerliliği

Mecra ÇOBAN *, Günay CAN **, Emin ÜNÜVAR

ÖZET

Hasta Memnuniyetini Değerlendiren Yeni Bir Ölçek ve Geçerliliği

Amaç: Kaliteli hizmet, çocuk sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesinde temel yapı taşını oluşturmaktadır. Yeni bir memnuniyet ölçeği kullanılarak poliklinik hizmetlerinde ebeveyn memnuniyetini ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntemler: Araştırma 1 Mart ile 15 Haziran 2007 tarihleri arasında Pediatri Polikliniğine başvuran 366 ebeveyne PedsQL ebeveyn memnuniyet ölçeği anket yöntemi tekniği ile yapıldı.

Bulgular: Hastaların % 15.3’ünü bir yaş altı çocuklar, % 31.7’sini 1 ile 5 yaş arasındaki çocuklar, % 53’ünü ise 5 yaş üzeri çocuklar oluşturdu. Ebeveynlerin % 52.5‘ini ilk-okul mezunu, % 36.7’si orta ve lise sadece % 11.5’inin yüksek okul mezunuydu. İlk kez başvuranlar % 14.8 iken % 47.5 hasta 6 ya da daha fazla polikliniğe başvurmuştu ve % 48.4’ünün kronik bir hastalığı vardı. Ebeveyn hastaneye geliş sayısının, hasta yaşının, hastanın yatarak tedavi alma durumunun memnuniyete etkisinin anlamlı olduğu bulundu. Hastanın cinsiyeti, ebeveyn iş ve eğitim durumu ile memnuniyet arasında anlamlı bir ilişki yoktu. Çocuğunda kronik bir hastalık olan ebeveynlerin memnuniyet düzeyleri kronik hastalığı olmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksekti. Ebeveyn genel memnuniyet oranı % 67.6 idi.

Sonuç: PedsQL ölçeği çocuk polikliniği hastalarında ebeveyn memnuniyetinin değerlendirilmesinde geçerli bir ölçüttür.

Anahtar kelimeler: Ebeveyn memnuniyeti, hasta, sağlık hizmeti, kalite

 

Çocuk Dergisi 7(4):255-261, 2007
Antalya İl Merkezinde İki Sağlık Ocağı Bölgesinde Yaşayan Annelerin Ani Bebek Ölümü Sendromu ve Risk Faktörleri Hakkındaki Bilgi Düzeyleri

Emine EFE *, Hatice BALCI YANGIN *, Kadriye ERAVŞAR

ÖZET

Antalya İl Merkezinde İki Sağlık Ocağı Bölgesinde Yaşayan Annelerin Ani Bebek Ölümü Sendromu ve Risk Faktörleri Hakkındaki Bilgi Düzeyleri

Amaç: Bebeği olan annelerin ani bebek ölümü sendromunun risk faktörleri (ev çevresi, bebeklerin uyku çevresi ve bebeklerin uyku pozisyonları) hakkındaki bilgilerini belirlemek.

Gereç ve Yöntem: Anket, Kasım 2006-Nisan 2007 tarihleri arasında, Antalya’da 17-18 no’lu sağlık ocaklarında kayıtlı olan ve 0-24 ay arası bebeği olan 294 anneye uygulandı. Annelerin ve bebeklerin sosyodemografik özellikleri ve bebeklerin uyku pozisyonu, ev çevresi, bebeklerin uyku çevresi ile ilgili bilgiler sorgulandı.

Bulgular: Annelerin 36’sının, babaların 147’sinin sigara içtiği belirlendi. Annelerin 166’sının bebekleriyle aynı yatağı paylaştıkları, 105’inin bebeklerini pamuk/yün yatakta yatırdıkları, 225’inin yastık kullandıkları, 76’sının uyku sırasında bebeğin yüzünü örttükleri belirlendi. Annelerin 136’sının (% 46.3) bebeklerini gündüz yan yatırdıkları, 147’sinin (% 50.0) gece yan yatırdıkları, 170’inin (% 57.8) odada yalnız kaldığında yan yatırdıkları, 213’ünün (% 72.4) beslenme sonrası yan yatırdıkları belirlendi.

Sonuç: Bu çalışma bebeklerin uyku çevresi, uyku pozisyonu ve ev çevresi hakkında annelerin yanlış bilgiye sahip olduğunu göstermiştir. Anneler ani bebek ölümü sendromunun risk faktörleri hakkında bilgilendirilmelidir.

Anahtar kelimeler: Bebeklerin yatış pozisyonları, bebeklerin uyku çevreleri, ani bebek ölümü sendromu

 

Çocuk Dergisi 7(4):262-267, 2007
Yuva Çocuklarında Üst Solunum Yolu İnfeksiyonlarının Mevsimsel Değişimin 
Son Gözlemi İleri Taşıma (SGİT) Yaklaşımı ile Değerlendirilmesi

Hayriye ERTEM-VEHİD *, Fatma OĞUZ **, Özden CALAY ***, Ş. Mustafa ŞENOCAK

ÖZET

Yuva Çocuklarında Üst Solunum Yolu İnfeksiyonlarının Mevsimsel Değişimin Son Gözlemi İleri Taşıma (SGİT) Yaklaşımı ile Değerlendirilmesi

Amaç: İzlem çalışmalarının, en büyük sorunlardan biri vakaların gözlem dışı kalmasıdır. Veri kaybı, sonuçların doğruluk ve geçerliliğini olumsuz etkiler. Bu nedenle, kayıp verilerin yerine konabilecek değer üretme yaklaşımları geliştirilmiştir. Bunlardan biri (son gözlemi ileri taşımalı SGİT yaklaşımıdır. Bu yöntemde kayıp değeri kayıptan önce gözlemlenen en son değerin atanmasıyla doldurulur.

Bu çalışmada amaç mevsimlere ait değerlendirmelerdeki veri kayıplarına SGİT uygulanması ile elde edilecek farklı yargıların değerlendirmesidir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmada, Eylül 2004-Ağustos 2005 tarihleri arasında İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Yuvasında hizmet alan 161 çocuk yer aldı ve mevsimsel olarak değerlendirildiler.  Çocukların ÜSYİ olup / olmaması binomial (dikotom: çift seçenekli) bir değişken olarak mevsim değişimleri çerçevesinde değerlendirildi. Birbirini izleyen mevsimlere göre vakalar, ÜSYİ-ÜSYİ, Sağlıklı-Sağlıklı, ÜSYİ-Sağlıklı ve Sağlıklı-ÜSYİ olmaları çerçevesinde değerlendirildi. Ayrıca, değişmeden gözlenen ÜSYİ-ÜSYİ ve Sağlıklı -Sağlıklı gözleri birleştirilerek diğer başlıklara göre kıyaslama tekrarlandı. Bu değerlendirmeler gerçek veriler ve SGİT uygulaması ile oluşturulan veriler için ayrı ayrı yapıldı.

Bulgular: Gerçek verilere göre Sonbahar-Kış (% 38) ve Kış-İlkbahar (% 45.5) geçişlerinde vakaların büyük kısmı sağlıklı kalmıştır. İlkbahar-Yaz geçişinde vakaların büyük kısmı (% 50.5) sağlıklı gözlenmiştir. SGİT ile Kış-İlkbahar geçişinde (% 47.8) ve İlkbahar-Yaz geçişinde (% 59.6) vakaların sağlıklı kalması artmıştır.  Tüm boş gözlerde yer alan verilerin sağlıklı kabul edilmesi veya ÜSYİ kabul edilmesi ile Kış-İlkbahar geçişinde sağlıklı kalmak sırası ile % 47.8 ve % 41.1, İlkbahar-Yaz geçişinde ise % 59.6 ve % 38.5 bulunmuştur.

Sonuç: SGİT ile tahmin edilerek, çalışmanın gerçek verileri ile farklı olabileceğinin ortaya konulmasının hedeflendiği bu çalışmada istatistiksel anlamlılık değerlerinde fark gözlenmemesine karşın, salt analiz sonuçlarında SGİT uygulaması ile artışlar gözlenmiştir. SGİT ile eksik giderme, yargılama ayrıntısındaki özelliğe göre farklı yönlerde sonuç verebilmektedir. Yüksek oranda kayıp ve sınır anlamlılık durumlarında güvenilmemesi gerekir.

Anahtar kelimeler: Son Gözlemi İleri Taşıma (SGİT), Üst Solunum Yolu İnfeksiyonları (ÜSYİ)

 

Çocuk Dergisi 7(4):268-270, 2007
Çocukluk Çağı Brusella Epididimo-Orşiti: Vaka Sunumu

Sabahattin ERTUĞRUL *, Utku ÖZEN **, Burcu KARABAY ***, Mustafa AYDIN

ÖZET

Çocukluk Çağı Brusella Epididimo-Orşiti: Vaka Sunumu

Bu makalede bruselloza bağlı gelişen epididimo-orşiti bulunan 11 yaşında bir vaka sunulmuştur. Testiste akut olarak büyüme yapan ender nedenlerden birisi de brusella epididimo-orşitidir. Brusellozun endemik olduğu yerlerde çocuklarda testis büyümelerinin ve/veya epididimitin ayırıcı tanısında brusella infeksiyonu da düşünülmelidir. Vakamızda olduğu gibi vakaların çoğunluğunda kombine antibiyotik tedavisi brusella epididimo-orşitinin tedavisi için yeterli olmaktadır.

Anahtar kelimeler: Bruselloz, epididimo-orşit, çocuk

 

Çocuk Dergisi 7(4):271-273, 2007
Primer Parotis Tüberkülozu: Vaka Sunumu

Çiğdem YILMAZ *, Nur ANPOLAT *, Pınar GÖKMİRZA ÖZDEMİR *, Belgin AKTAŞ *, Emel KARAOĞLAN *, Erkan DOĞAN **, Hüsem HATİPOĞLU *, Aysel KIYAK ***, Gönül AYDOĞAN ****, Rengin ŞİRANECİ

ÖZET

Primer Parotis Tüberkülozu: Vaka Sunumu

Tüberküloz tedavi edilebilen ve önlebilen bir hastalık olmasına rağmen, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde halen önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olup, değişik klinik ve laboratuvar bulguları olabilmektedir. Ekstrapulmoner yerleşimli tüberküloz vakaları ayırıcı tanıda karşılaşılan zorluklar nedeni ile önemli bir klinik sorun yaratmaktadır. Bu vaka sunumu ile çok ender görülen primer parotis tüberkülozuna ve tüberkülozun farklı prezantasyonlarına dikkat çekmek ve ayırıcı tanıda düşünülmesi gerektiğini vurgulamak amaçlandı.

Anahtar kelimeler: Tüberküloz, parotis

 

Çocuk Dergisi 7(4):274-278, 2007
Peroksizomal Biyogenez Bozukluğu Olan İki Kardeşte Klinik Heterojenite

Bülent KARA *, Ceren YILMAZ CAN **, Ayça KOCABAŞ ***, Mine ÇALIŞKAN ****, Meral ÖZMEN

ÖZET

Peroksizomal Biyogenez Bozukluğu Olan İki Kardeşte Klinik Heterojenite

Peroksizomal hastalıklar peroksizomal biyogenez bozuklukları (PBB) ve izole peroksizomal enzim defektleri olarak iki gruba ayrılır. PBB’nda klinik bulgular en ağır şekli olan Zellweger sendromuyla en hafif şekli olan infantil Refsum hastalığı arasında geniş dağılım gösterir. Farklı klinik durumlarda benzer genetik bozukluk saptanabileceği gibi, aynı genetik bozuklukta farklı klinik durumlar ortaya çıkabilir.  

Ağır psikomotor gerilik, işitme kaybı, retinitis pigmentoza, kraniyal MR görüntülemede derin ak madde ve serebellar ak maddede patolojik sinyal değişikliği, korpus kallozumda incelme ve hafif serebellar atrofi saptanan beş yaşındaki kız çocuk ile işitme kaybı ve retinitis pigmentoza nedeniyle izlenen, ancak psikomotor gelişimi ve kraniyal MR görüntülemesi normal olan dokuz yaşındaki ağabeyinde PBB tanısı kondu. Bu vakalar nedeniyle PBB’da aynı ailede klinik heterojenitenin vurgulanması amaçlandı.

 

Çocuk Dergisi 7(4):279-285, 2007
Mukolipidoz Tip III: Hafif Fenotip Zor Tanı

Rasim Özgür ROSTİ *, Cihan KARATAŞ **, Hülya KAYSERİLİ

ÖZET

Mukolipidoz tip III: Hafif fenotip-Zor tanı

Mukolipidoz tip III üç yaşından sonra başlayan ilerleyici eklem kısıtlılığı ve hafif mental retardasyonun görüldüğü ender bir lizozomal depo hastalığıdır. Diğer depo hastalıklarına oranla çok daha hafif bir fenotip gözlenir. Bu yazının amacı ender görülen ve fenotipi hafif olduğu için tanı koyma zorluğu olan bu sendromu klinisyenlere tanıtmaktır.

Anahtar kelimeler: Pseudo-Hurler polidistrofi; dizostozis multipleks; fosfotransferaz

 

Çocuk Dergisi 7(4):286-290, 2007 
Vitamin D Bağımlı Raşitizm Tip I: İki Vaka Sunumu

Enver ŞİMŞEK *, Şenay SAVAŞ ERDEVE **, Yıldız DALLAR ***, Ülkü TIRAŞ

ÖZET

Vitamin D Bağımlı Raşitizm Tip I: İki Vaka Sunumu

Vitamin D’ye bağımlı raşitizm tip I, aktif D vitamini sentezinde görev alan 1-a-hidroksilaz enziminin konjenital eksikliğine bağlı olarak çıkan metabolik hastalıktır. Hastalığın çok ender görülmesi nedeniyle tanı ve tedavi aşamasında zorluklar vardır. Bu yazıda tedaviye dirençli hipokalsemi ve konvulsiyon yakınları ile getirilen ve tedaviden tanıya gidilerek tanısı konulan iki vakada vitamin D bağımlı raşitizm tip I tanısı konuldu. D vitamini desteği alan ve konvulsiyon yakınması ile getirilen, iki çocuk hastanın biyokimyasal tetkiklerinde hipokalsemi, normal sınırlara yakın fosfor ve alkalen fosfataz değerleri vardı. Vakaların serum 25-OH vitamin D konsantrasyonları normalin üst sınırına yakın bulundu. Kalsiyum infüzyonu ile konvülsiyon ve hipokalsemik semptomları düzeltilen hastaların, kalsiyum infüzyonu kesilip, oral kalsiyum ve vitamin D3 tedavisine geçilince hipokalsemileri tekrarladı. Vitamin D bağımlı raşitizm olabileceği düşünüldü. Serum 1,25(OH)2D bir vakada çalışılabildi ve düşük bulundu. Her iki vakada oral vitamin D3 ve kalsiyum tedavisine yanıt alınamayınca tedaviye 1-a-hidroksi-vitamin D (One Alpha, 2 mcg/ml) eklendi. Bu tedavi yaklaşımı ile iki hastanın da hipokalsemisi düzeldi ve bir yıllık izlenimlerinde serum kalsiyumu normal sınırlarda seyretti. Vakaların bildirilmesindeki amaç, vitamin D bağımlı raşitizmin, klasik tedavi yaklaşımlarına dirençli hipokalsemi vakalarının ayırıcı tanısında dikkate alınması gerekliliğini vurgulamaktır. Vitamin D bağımlı raşitizm olabileceği düşünülen hastalarda serum 1,25(OH)2 D veya 1-a-hidroksilaz geni mutasyon analizinin yapılamadığı durumlarda, 1-a-hidroksi-vitamin D denenmesi ayırıcı tanıda tercih edilecek yaklaşım olmalıdır.

Anahtar kelimeler: Raşitizm, inatçı hipokalsemi, vitamin D bağımlı raşitizm tip I

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın