Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Eylül 2013 ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Eylül 2011


Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Eylül 2011

http://www.tmc-online.org/

    

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):91-102, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.091
Derleme
Dendritik Hücreler ve Enfeksiyonlardaki Rolü

Emine YEŞİLYURT, Işıl FİDAN
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Ankara

 
ÖZET
 

Dendritik hücreler, primer immün yanıtta antijen sunucu hücreler arasında en etkili hücrelerdendir. Sahip oldukları uzun sitoplazmik uzantılarından dolayı ağaç anlamına gelen “dendron” sözcüğünden türetilmiştir. Mononükleer hücrelerin %0.1-1’ini oluşturur. Antijenlerin sunumu ve T hücrelerinin uyarılmasında primer rol alırlar. Bu derlemede dendritik hücrelerin yapı, fonksiyon ve enfeksiyonlardaki rolü ele alınmıştır.

Anahtar kelimeler: Dendritik hücre, enfeksiyon

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):103-106, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.103
Araştırma
Kan Kültürlerinden İzole Edilen Enterokoklarda Antibiyotik Direnci

Hatice TÜRK DAĞI, Uğur ARSLAN, E. İnci TUNCER
Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Konya

 
ÖZET
 

Amaç: Nozokomiyal enfeksiyonların önde gelen etkenlerinden olan enterokoklarda son yıllarda antimikrobik ajanlara karşı artan oranda direnç gözlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yatan hastaların, kan kültürlerinden izole edilen Enterococcus faecalis ve Enterococcus faecium suşlarında antibiyotik direnç oranlarını belirlemektir.

Gereç ve Yöntem: 2007-2010 yılları arasında kan kültürlerinden izole edilen enterokok suşlarının antibiyotiklere direnç oranları retrospektif olarak incelenmiştir. Bakteri identifikasyonu konvansiyonel yöntemler ve Phoenix 100 BD otomatize sistem (Becton Dickinson Diagnostic Systems, Sparks) kullanılarak yapılmıştır. Bakterilerin antibiyotiklere duyarlılıkları, Clinical Laboratory Standards Institute (CLSI) önerileri dikkate alınarak Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile saptanmıştır. Disk difüzyon yöntemi ile vankomisine dirençli bulunan suşlarda minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri Etest yöntemi ile belirlenmiştir.

Bulgular: Çalışmaya alınan 306 suştan 164’ü E. faecalis, 142’si E. faecium olarak tanımlanmıştır. E. faecium suşlarında ampisilin, siprofloksasin, vankomisin, teikoplanin ve linezolide direnç oranları, sırasıyla %93.7, %85.2, %16.2, %16.2, %2.1; E. faecalis suşlarında ise %6.1, %61,%3, %1.8, %2.4 olarak bulunmuştur. Yüksek düzey gentamisin ve streptomisin direnci, E. faecium suşlarında sırasıyla %66.2, %66.9; E. faecalis suşlarında ise %42.7, %52.4 olarak tespit edilmiştir. Vankomisine dirençli suşların Etest yöntemi ile vankomisin MİK değerleri >256 µg/ml olarak saptanmıştır.

Sonuç: Enterokoklarla oluşan enfeksiyonlarda etkenin izolasyonu, doğru tanımlanması ve uygun yöntemlerle antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi ve klinisyenlerin kendi bölgelerinde bu bakterilere ilişkin antibiyotik paternlerini bilmeleri oldukça önemlidir.

Anahtar kelimeler: Enterokoklar, antibiyotik direnci, kan kültürü

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):107-110, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.107
Araştırma 
Klinik Örneklerden İzole Edilen Pseudomonas aeruginosa Suşlarının Antibiyotik Duyarlılıkları

Harun AĞCA
Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı, Kütahya

 
ÖZET
 

Amaç: Pseudomonas aeruginosa suşları hastane ortamında yaygın olarak bulunan, özellikle yoğun bakım ünitesinde yatan hasta örneklerinden sık izole edilen mikroorganizmalardır. P. aeruginosa, morbidite ve mortaliteyi arttıran, antibiyotik direnci nedeniyle güç tedavi edilen enfeksiyonlara neden olmaktadır. Bu çalışmada, hastanemiz mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen örneklerden izole edilen P. aeruginosa suşlarının çeşitli antibiyotiklere duyarlılıklarının retrospektif olarak irdelenmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Laboratuvara kültür antibiyogram testi için gönderilen örnekler retrospektif olarak incelenmiştir. Kültürlerin tümü etken ve antibiyotik duyarlılıkları açısından irdelenmiştir. Çeşitli biyokimyasal testler ve BBL Crystal E/NF (Beckton Dickinson, ABD) sistemi kullanılarak bakterilerin identifikasyonu sağlanmıştır. Antibiyotik duyarlılığı Mueller-Hinton Agarda disk diffüzyon yöntemi ile Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) kriterleri doğrultusunda değerlendirilmiştir.

Bulgular: İzole edilen suşların en fazla idrar yolu (%52) ve solunum yolları (%34) örneklerinden olduğu belirlenmiştir. Kliniklere göre ise, en fazla yoğun bakım ünitesinden (%53) izole edildiği saptanmıştır. P. aeruginosa suşlarında duyarlılık oranları siprofloksasine karşı %48, seftazidime karşı %78, piperasilin/tazobaktama karşı %80, en yüksek duyarlılığın olduğu amikasine karşı ise %83 olarak tespit edilmiştir.

Sonuç: Hastanelerde izole edilen P. aeruginosa suşlarının antibiyotik direnç profillerinin bilinmesi, akılcı antibiyotik kullanımı ve enfeksiyon kontrol önlemleri açısından önemlidir.

Anahtar kelimeler: Pseudomonas aeruginosa, antibiyotik duyarlılığı, yoğun bakım ünitesi

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):111-115, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.111
Araştırma
2005-2011 Yılları Arasında Saptanan Rotavirus Antijen Pozitiflikleri *

Nilgün KAŞİFOĞLU, Tercan US, Ferhat Gürkan ASLAN, Yurdanur AKGÜN
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Eskişehir

 
ÖZET
 

Amaç: Akut gastroenteritlerin etiyolojik nedenleri ve şiddeti yaşa ve mevsime göre değişkenlik gösterir. Çocukluk çağındaki gastroenterit olgularının büyük kısmında etken virüslerdir ve rotaviruslar viral gastroenterit etkenleri arasında önemli yer tutmaktadır. Bu araştırmada, akut gastroenteriti olan çocuklarda rotavirus antijen pozitifliği oranları araştırılmış, oranlar yaşa ve mevsimlere göre irdelenmiştir.

Gereç ve Yöntem: Laboratuvarımıza 1 Ocak 2005-31 Temmuz 2011 tarihleri arasında gönderilen, 0-16 yaş arası çocuklara ait 1241 dışkı örneğinde Enzyme Linked Fluorescent Assay (ELFA; Vidas; Biomerieux, Fransa) tekniğiyle rotavirüs antijeni araştırılmıştır.

Bulgular: Hasta örneklerinin 247’sinde (%19.9) rotavirus antijeni pozitif bulunmuştur. Rotavirus antijen pozitifliğinin en sık ilk beş yaşta (%21.8) ve bu yaş aralığı içerisinde de altı aylık dönem ile iki yaş arasında (%23.2) olduğu görülmüş ve en fazla kış mevsiminde rastlanıldığı saptanmıştır.

Sonuç: Özellikle beş yaş altı çocuklarda kış mevsiminde akut gastroenterit görüldüğünde, rotavirus düşünülerek dışkıda rotavirus antijen testi çalışılmasının doğru bir yaklaşım olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar kelimeler: Gastroenterit, rotavirus, antijen tarama

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):116-119, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.116
Araştırma
HIV-1 Subtiplerinin Dağılımı

Tülay YALÇINKAYA*, Şükran KÖSE **
* Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Salgın Hastalıklar Araştırma Müdürlüğü Viroloji Laboratuvar Şefliği AIDS Doğrulama Merkezi ** Tepecik Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

 
ÖZET
 

Amaç: Çalışmanın amacı HIV/AIDS hastalarından izole edilen HIV-1 suşlarının subtiplerinin saptanmasıdır.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı AIDS Doğrulama Merkezi’nde Türkiye doğumlu HIV/AIDS hastalarından izole edilen toplam 34 plazma örneği (24 erkek, 10 kadın, ortalama yaş 36.7) kullanılmıştır. Virüsün pol geninin ilk 1056 bazlık kısmının nükleotid dizisi belirlenmiş ve bu diziler subtip saptanmasında kullanılmıştır.

Bulgular: HIV-1 izolatlarının büyük çoğunluğunda subtip, B olarak saptanmıştır (%61.8). Saptanan diğer subtipler, A1 (%14.7), C (%11.8), G (%8.8) ve CRF02_AG (%2.9)’dir. HIV-1 subtip B baskın olmasına karşın, diğer subtipler de saptanmıştır.

Sonuç: Elde ettiğimiz bulgular ve ülkemizin köprü konumundaki coğrafi yerleşimi HIV-1 subtiplerinin belirlenmesine yönelik ulusal sürveyansa gereksinimimiz olduğuna işaret etmektedir.

Anahtar kelimeler: HIV-1, subtip

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):120-126, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.120
Araştırma
Kandan İzole Edilen Metisiline Dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) Suşlarının CLSI ve EUCAST Kriterlerine Göre Vankomisin, Tigesiklin, Linezolid ve Daptomisin İn Vitro Duyarlılık Sonuçları *

Fatih DİNÇ, Fatma Tuğba DİNÇ, Bekir AKCA, Ayşe Melda SINIRTAŞ, Cüneyt ÖZAKIN
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Bursa

 
ÖZET
 

Amaç: Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) enfeksiyonlarının tedavisi, kullanılan birçok antibiyotik sınıfına karşı direnç gelişmesi nedeniyle giderek zorlaşmaktadır. Vankomisin, MRSA’ya bağlı sistemik enfeksiyonların tedavisinde hâlâ ilk seçilen antibiyotiktir. Ancak, vankomisinin doku yayılımının sınırlı olması ve bazı suşların duyarlılığında azalma görülmesi nedeniyle, MRSA’yı hedefleyen alternatif antibiyotik tedavileri gündeme gelmiştir. Bu çalışmanın amacı da MRSA enfeksiyonlarının tedavisinde alternatif olan antibiyotiklerin antibakteriyel etkinliklerinin in vitro olarak değerlendirilmesidir.

Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2003 ile 2010 yılları arasında kandan izole edilen toplam 99 MRSA suşu dahil edilmiştir. MRSA izolatlarının vankomisin, tigesiklin, linezolid ve daptomisine karşı antibiyotik duyarlılığı Etest yöntemi ile çalışılmış ve Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) ve European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing (EUCAST) kriterlerine göre değerlendirilmiştir.

Bulgular: Bir MRSA izolatının (%1) vankomisine duyarlılığı CLSI kriterlerine göre “orta derecede duyarlı”, EUCAST kriterlerine göre ise “dirençli” olarak saptanmıştır. Tüm izolatlar linezolid ve daptomisine duyarlı olup, dört izolatta (%4) tigesikline karşı direnç bulunmuştur.

Sonuç: Sonuç olarak, MRSA enfeksiyonlarının tedavisinde, linezolid ve daptomisinin alternatif ajanlar olabileceği saptansa da düzenli olarak direnç sürveyansının takip edilmesi önem taşımaktadır.

Anahtar kelimeler: MRSA, vankomisin, daptomisin

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(3):127-130, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.127
Araştırma
Klinik Olarak Tüberküloz Düşünülmeyen Apse Örneklerinde Mycobacterium tuberculosis

Burçin ÖZER *, Melek İNCİ *, Nizami DURAN *, Eyüp SAPAN *, Gülcan ERKASLAN ALAGÖZ *, Şeyda ÖZARSLAN *, Orhan Veli ÖZKAN **, Ahmet Nedim YANAT ***
Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji *, Genel Cerrahi ** ve Ortopedi ve Travmatoloji *** Anabilim Dalları

 
ÖZET
 

Amaç: Klinik olarak tüberküloz düşünülmeyen apse örneklerinde Mycobacterium tuberculosis varlığının araştırılması ve tüberküloz ön tanısı alan apse örneklerindeki M. tuberculosis varlığı ile karşılaştırılması amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Ekim 2007-Mart 2010 tarihleri arasında Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı’na gelen apse örneklerinden üçer preparat hazırlanarak Erlich Ziehl Neelsen (EZN) yöntemiyle boyandı. Örnekler dekontamine ve homojenize edildikten sonra, BacT/ALERT MP (BioMerieux) ve Lowenstein Jensen besiyerlerine ekildi. Üreyen saf suşlara niasin, nitrat ve katalaz testleri yapıldı. Nitrat, niasin, katalaz testleri pozitif olanlar M. tuberculosis olarak tanımlandı. M. tuberculosis suşlarının rifampin, izoniyazid, streptomisin ve etambutole karşı duyarlılıkları Etest yöntemiyle araştırıldı.

Bulgular: Çalışmaya alınan 81 apse örneğinin 28’i (%34.6) tüberküloz ön tanısı ve istemi ile laboratuvara gönderilmişti. Tüberküloz düşünülen örneklerin yalnızca birinde (%3.6) aside dirençli bakteri saptandı ve M. tuberculosis üredi. Bu köken rifampin, streptomisin ve etambutole karşı duyarlı iken, izoniyazide karşı dirençli olarak bulundu. Örneklerin 53’ünde (%65.4) klinik olarak tüberküloz düşünülmemiş ve tüberküloza yönelik tetkik istenmemişti. Ancak, iki tanesinde (%3.8) EZN yöntemiyle aside dirençli bakteri saptandı ve M. tuberculosis üredi. Suşların ikisi de rifampin, izoniyazid, streptomisin ve etambutole duyarlı bulundu.

Sonuç: Tüberküloz ülkemizde hâlâ sık görülen bir enfeksiyon olduğu için akciğer dışı tüberküloz klinik olarak akılda bulundurulmalı ve apse örnekleri EZN boyama yöntemiyle olabildiğince incelenmelidir.

Anahtar kelimeler: Tüberküloz düşünülmeyen apse, M. Tuberculosis

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın