Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Eylül 2013 ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Haziran 2011


Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Haziran 2011

http://www.tmc-online.org/

    

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):49-56, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.049
Derleme
Helicobacter pylori’nin Yaşam Stratejisi

Ebru Demİray Gürbüz, Özlem Yılmaz
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Helicobacter pylori gastrit, mide ve duodenal ülser, mide kanseri ve mukoza ilişkili lenfoit doku (MALT) lenfoması oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. H. pylori midedeki zor şartlarda yerleşir; düşük pH ortamında canlılığını korur ve kolonize olur ve aynı zamanda epitelin hızlı yenilenmesi ve peristaltik hareketlere rağmen, insan mide mukoza hücrelerine tutunma ve lokalize olma yeteneğine sahiptir. Asit pH’daki yaşam stratejisinde; hızlı hareketi, üreaz enzimi, çeşitli virülans faktörleri ve kemotaksis gibi hücresel faktörler rol oynar. Virülans faktörleri, tip IV sekresyon sistemiyle (T4SS) ya da farklı yolaklarla hücre içerisine girmekte ve hücre içi bağışık yanıtın başlatılmasında rol oynamaktadır. Bu derlemede, H. pylori’nin asit pH’da yaşamını sürdürebilmesi, mide mukozasına kolonizasyonu ve mide epiteline tutunması için gerekli olan virülans faktörlerinin H. pylori enfeksiyonu oluşumundaki rolü ve önemi tartışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Helicobacter pylori, virülans faktörleri

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):57-60, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.057
Araştırm
Çeşitli Klinik Örneklerden İzole Edilen Mycobacterium tuberculosis Kompleks Suşlarının Major 
Anti-tüberküloz İlaçlara Duyarlılıkları

Mustafa Altay Atalay, Selcan Çolakoğlu, Safiye Delİce, Süleyman Durmaz, 
A. Nedret Koç, Hüseyin KIlIÇ
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Mikobakteriyoloji Laboratuvarına gönderilen klinik örneklerden izole edilen Mycobacterium tuberculosis kompleksi (MTK) suşlarının major anti-tüberküloz ilaçlara duyarlıklarının değerlendirilmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Çeşitli klinik örneklerden izole edilen 32 MTK suşunun ilk dört seçenek anti-tüberküloz ilaca [izoniazit (INH), rifampisin (RIF), etambutol (ETM) ve streptomisin (S)] karşı duyarlılıkları BACTEC TB 460 sistemi ile incelendi.

Bulgular: Tekli ilaca direnç oranları, S için % 15,6, INH için % 18,7 RIF ve ETM için % 0 olarak bulundu. Birden fazla ilaca (INH+S) direnç yalnızca bir (% 3,1) suşta görüldü.

Sonuç: Direnç profilinin tam olarak belirlenmesi için daha çok suşla yapılacak kapsamlı çalışmalara gereksinim olduğu düşünüldü.

Anahtar kelimeler: Mycobacterium tuberculosis kompleksi, tüberküloz, anti-tüberküloz ilaç duyarlılığı

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):61-64, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.061
Araştırma 
Onikomikoz Ön Tanısıyla Gönderilen Örneklerden İzole Edilen Dermatofitlerin Değerlendirilmesi

Melek İncİ *, Burçin Özer *, Nizami Duran *, Ömer Evİrgen **, Gamze Serarslan ***, Vicdan KöksaldI Motor **, Çetin KIlInç *
Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, * Tıbbi Mikrobiyoloji, ** Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ve *** Dermatoloji Anabilim Dalları

 
ÖZET
 

Amaç: Onikomikoz tırnağın en sık karşılaşılan enfeksiyonudur. Bu çalışmada, onikomikoz ön tanısı ile hastanemiz dermatoloji kliniğinden laboratuvarımıza gönderilen örneklerden izole edilen dermatofitlerin araştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Mart 2008-Ağustos 2010 tarihleri arasında Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Kliniği’nden onikomikoz ön tanısıyla Mikoloji Laboratuvarına gönderilen 822 hastadan elde edilen 882 örnek retrospektif olarak incelenmiştir.

Bulgular: Örneklerin % 60’ında direkt mikroskobik inceleme pozitif olarak bulunmuş, kültürlerin ise % 15,3’ünden dermatofitler izole edilmiştir.. İzole edilen dermatofitlerin % 97’si Trichophyton rubrum, % 3’ü T. mentagrophytes olarak tanımlanmıştır. Ayak tırnak örneklerinin % 20,4’ün-de, el tırnak örneklerinin ise % 4’ünde dermatofitlerin ürediği görülmüştür. Ayak tırnak örneklerinden izole edilen dermatofitlerin % 97,6’sı, el tırnak örneklerinden soyutlanan dermatofitlerin ise % 90,9’u T. rubrum olarak tanımlanmıştır.

Sonuç: T. rubrum, hem el hem de ayak tırnaklarında onikomikoza neden olan en sık dermatofitik etken olarak bulunmuştur.

Anahtar kelimeler: Onikomikoz, dermatofitler

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):65-72, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.065
Araştırma
Enterobacteriaceae Suşlarında Plazmid Kökenli AmpC Beta-Laktamaz Varlığının Multipleks PZR ve Fenotipik Yöntemlerle Araştırılması

Kamer Koldaş * İpek Mumcuoğlu *, Zeynep Ceren Karahan **, Feride Alaca Coşkun *, 
Şenol Kurşun *, Neriman Aksu *
* Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı, ** Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada, klinik örneklerden izole edilen Enterobacteriaceae suşlarında multipleks polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemiyle ampC genlerinin tespit edilmesi ve 3-aminofenilboronik asit bazlı disk difüzyon testleriyle AmpC tipi beta-laktamaz varlığının fenotipik olarak araştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Klinik örneklerden izole edilen 553 Enterobac-teriaceae suşu çalışmaya alınmıştır. Disk difüzyon testinde sefoksitin zon çapı 18 mm’den az olan suşlara ampC geni varlığının araştırılması amacı ile MOX, CIT, DHA, ACC, EBC, FOX primerleri kullanılarak multipleks PZR uygulanmıştır. AmpC geni tespit edilen suşlar çift disk sinerji testi (ÇDST), inhibitör-potansi-yalizasyon disk difüzyon (IPDD) ve Coudron’un disk potansiyalizasyon testi ile fenotipik olarak incelenmişdir.

Bulgular: Sefoksitin inhibisyon zon çapı <18 mm olarak  saptanan 46 suşun 16’sında multipleks PZR ile ampC geninin varlığı gösterilmiştir. On suşun (iki Klebsiella pneumoniae, sekiz Escherichiae coli) EBC geni taşıdığı belirlenirken dört E. coli suşunun CIT, bir E. coli suşunun MOX, bir E. coli suşunun da FOX geni taşıdığı tespit edilmiştir. Coudron’un disk potansiyalizasyon testi ile gen pozitif 16 suşun tamamı pozitif olarak belirlenirken, IPDD ile 15 suş ve ÇDST ile 13 suş pozitif bulunmuştur.

Sonuç: Plazmid kökenli AmpC tipi beta-laktamazlar hızlı yayıldıkları, rutin duyarlılık testlerinde tanımlanamadıkları ve tedavide başarısızlığa yol açtıkları için surveyanslarının yapılması gereklidir. Bu genlerin tespitinde en güvenilir yöntem PZR analizi olmakla birlikte rutin laboratuvarlarda kullanılabilecek fenotipik tarama testlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmamızda fenotipik üç test karşılaştırılmış ve PZR ile en uyumlu sonuçları veren Coudron’un disk potansiyalizasyon testinin AmpC beta-laktamaz taramalarında rutin laboratuvarlarda uygulanabilecek kolay, ekonomik ve güvenilir bir yöntem olduğu düşünülmüştür.

Anahtar kelimeler: AmpC beta laktamaz, fenotipik tarama testi, multipleks PZR

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):73-78, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.073
Araştırma
Fotosentetik Mor Kükürt Bakterisi Allochromatium vinosum’un Flagella Operonunda Bulunan FliL ve FliM Genlerinin Klonlanması

H. Benan Dİnçtürk *, Volkan Demİr **
* Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, ** İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışma ile fotosentetik mor kükürt bakterisi Allochromatium vinosum’un flagella genlerinden bazılarının klonlanması ve dizilerinin belirlenerek filogenetik analizlerinin yapılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: DNA izolasyonu, DNA klonlaması, bakteri transformasyonu, polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ve DNA dizi analizi gibi moleküler biyoloji tekniklerinin yanı sıra Clustal W Aligment, NCBI Blast, MEGA filogenetik yazılımı gibi biyoinformatik araçlar da kullanılmıştır.

Bulgular: Bu çalışmada A. vinosum’un flagellar gen kümesinden FliL and FliM genleri klonlanmış, dizileri belirlenmiş ve bunların filogenetik analizleri yapılarak yorumlanmıştır. FliL ve FliM genlerinin parsimoni analizlerine göre A. vinosum serbest azot fiksasyonu yapan A. vinelandii’yi içeren gamaproteobakteriler  içinde gruplanmaktadır.

Sonuç: FliM ve FliL genlerinin işlevsel karakterizasyonu için mutasyon analizlerinin yapılması gerekmektedir.

Anahtar kelimeler: FliL, FliM, Allochromatium vinosum

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):79-85, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.079
Araştırma
Çeşitli Nozokomiyal Enfeksiyonlara Neden Olan Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli Suşlarında Genişlemiş Spektrumlu Beta-laktamaz Enzimlerinin Sıklığının Moleküler Yöntemlerle Araştırılması

Erdener BalIkçI, Canan Keskİn
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Hastane enfeksiyonu etkenleri arasında rastlanan yüksek antibiyotik direnci önemli bir sorundur. Özellikle genişlemiş spektrumlu beta laktamaz (GSBL) türü direnç hastane ortamında hızla yayılmakta ve klinik sorunlara neden olmaktadır. Bu çalışmada Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Merkez Laboratuvarında izole edilen hastane enfeksiyonu etkeni Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli izolatları arasında GSBL türü enzimlerin varlığı araştırıldı.

Gereç ve Yöntem: Tüm izolatların disk difüzyon yöntemi ile antibiyotik duyarlılıklarına bakıldı ve çift disk sinerji testiyle (ÇDST) GSBL enzim varlığı araştırıldı. GSBL pozitif olup, seftazidim duyarlı fakat sefotaksim dirençli sekiz E. coli ile sekiz K. pneumoniae izolatının izoelektrik odaklama çalışması yapıldı. İzoelektrik odaklama yapılan izolatlar ile E. coli J-53-2 arasında transkonjügasyon denendi.

Bulgular: Yüz doksan dokuz E. coli izolatının 52’sinde (% 26,1), 111 K. pneumoniae izolatının 33’ünde (% 29,7) GSBL pozitifliği saptandı ve genel GSBL oranı % 27.4 olarak bulundu. Sekiz E. coli izolatının yedisinde ve sekiz K. pneumoniae izolatının altısında CTX-M türü beta-laktamazlarla uyumlu olduğu düşünülen enzim bantları saptandı. Bu izolatlardan yedi E. coli ve altı K. pneumoniae olmak üzere toplam 13 transkonjügat elde edildi. ÇDST ile bu 13 transkonjugatın GSBL yaptığı doğrulandı. Transkonjügatlara da izoelektrik odaklama çalışması ve plazmit izolasyonu yapıldı. Transkonjügatların hepsinde CTX-M türü beta-laktamazlarla uyumlu olduğu düşünülen enzim bantları saptandı. Plazmit izolasyonunda çoğunlukla farklı plazmit bantları saptandı.

Sonuç: GSBL pozitif bakteriler, tedavisi pahalı ve güç hastane enfeksiyonlarına neden olduklarından sıklıklarının sürekli izlenmesi ve ortaya çıkmalarının ve yayılımlarının önlenmesi için geniş spektrumlu beta-laktam antibiyotiklerin dikkatli kullanılması gerekir.

Anahtar kelimeler: Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz, çift disk sinerji testi, beta-laktam antibiyotikler

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(2):86-90, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.086
Araştırma
Klinik Örneklerden İzole Edilen Enterokok Suşlarının Antibiyotik Direnç Oranları

Orhan Cem Aktepe *, Gülşah AşIk *, İ.Hakkı Çİftçİ **, Zafer Çetİnkaya *
* Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ** Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Enterokokların hem hastane hem toplum kökenli enfeksiyonlarda önemi giderek artmaktadır. Enterokokların yol açtığı enfeksiyonlarda etkenlerin izolasyonu, doğru tanımlanması ve uygun yöntemlerle antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi ne kadar öncelikliyse, bu bakterilere ilişkin antibiyotik duyarlılık profillerinin izlenmesi de o denli yaşamsal önem taşımaktadır.

Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Laboratuvarında 71’i kandan, 39’u idrardan, 27’si yara yeri örneklerinden izole edilen, toplam 137 enterokok suşunun antibiyotik direnç oranları gözden geçirilmiştir. Bakteri tanımlaması ve antibiyotik duyarlılıkları standart mikrobiyolojik yöntemler ve otomatize sistemlerle yapılmıştır.

Bulgular: Ampisiline % 81.5, imipeneme % 51.9, siprofloksasine % 61.1 ve moxifloksasine % 38.9 oranında direnç gözlenirken, vankomisin, teikoplanin, linezolit ve tigesikline direnç saptanmamıştır. Yüksek düzey aminoglikozit direnci gentamisin için % 46, streptomisin için % 44.5 olarak belirlenmiştir.

Sonuç: Glikopeptit dirençli enterokok suşuna rastlanmamasına rağmen, çalışmamız yüksek düzey aminoglikozit direncinin artan oranda olduğunu ve bu nedenle ciddi seyirli enterokok enfeksiyonlarının tedavisinde dikkatli olunması gerektiğini göstermiştir.

Anahtar kelimeler: Enterococcus türleri, antibiyotik duyarlılığı

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın