Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Eylül 2013 ›› Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Mart 2011


Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi Mart 2011

http://www.tmc-online.org/

    

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):1-8, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.001
Derleme
Ülkemiz Peynirleri Üzerine Mikrobiyolojik Araştırmalar

Pınar KAYNAR
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığı

 
ÖZET
 

Peynir, yüksek besin değerine sahip ve çok sayıda çeşidi bulunan önemli bir süt ürünüdür. Günlük hayatta sevilerek tüketilen peynirin mikrobiyolojik kalitesi de çok önemlidir. Bu derlemede, ülkemizde üretilen peynirlerin mikrobiyolojik kaliteleri üzerine yürütülen araştırmalar incelenerek, bu konu üzerine genel bir bakış açısı oluşturmak amaçlanmıştır.

Anahtar kelimeler: Peynir, mikrobiyolojik kalite, Türkiye

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):9-14, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.009
Araştırm
Candida albicans DNA’sını Saptamaya Yönelik Gerçek Zamanlı PCR Testi ve Testin Maliyet Analizi

Gülşah BİTER, Sevgi ÖZYEĞEN ASLAN, Burçe YALÇIN, Merve AYDIN, 
Israa İbrahim Khalil JABBAN, Ayşe SEYER, Ali FOUAD, Feyza DEMİR, Ayşe KALKANCI, Semra KUŞTİMUR
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Moleküler yöntemlerin rutin tanı amaçlı kullanılması son yıllarda tanık olduğumuz bir gelişmedir. Bu testlerin bazıları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde listelenmiştir. Bu çalışmada da bu testlerden “Candida PCR” başlığı için geliştirdiğimiz bir yöntemin teknik ayrıntıları ve bu yöntemin maliyet analizi sunulmaktadır.

Gereç ve Yöntem: Geliştirdiğimiz yöntem gerçek zamanlı bir polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi olup, tam kan ve diğer klinik örneklerde Candida albicans DNA’sını gösterebilmektedir. Çalışmada 161 klinik, 40 pozitif kontrol örnekte C. albicans DNA’sı aranmıştır. Testin uygulanması sırasında gerekli olan bütün sarf malzemeleri için üç ayrı firmadan fiyat teklifleri alınmış ve alınan fiyat teklifleri karşılaştırılarak maliyet analizi yapılmıştır.

Bulgular: Sağlık Uygulama Tebliği fiyatları esas alındığında; klinik örneklerde C. albicans DNA’sı aranmasının test başına 14.80 TL ile 59.52 TL arasında değişen miktarlarda net kâr oluşturduğu bulunmuştur.

Sonuç: “Candida PCR” testinin kandidemi şüphesi ile laboratuvara gönderilen klinik örneklerde tanı koydurucu ve maliyeti hesaplandığında mikrobiyoloji laboratuvarı için gelir getirici bir test olduğu anlaşılmıştır.

Anahtar kelimeler: Candida albicans PCR, gerçek zamanlı PCR, maliyet

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):15-17, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.015
Araştırma 
Doğurganlık Çağındaki Kadınlarda Rubella ve Sitomegalovirus Antikorlarının Araştırılması

Harun AĞCA
Kütahya Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı

 
ÖZET
 

Amaç: Gebelerde rubella ve sitomegalovirüs (CMV) birincil enfeksiyonları fetal hasar oluşturdukları için oldukça önemlidir. Bu çalışmada 2010 yılında Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne başvuran, 15-45 yaş arasındaki doğurgan çağdaki kadınlarda rubella ve CMV IgG antikorlarının retrospektif olarak araştırılması amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: 2010 yılında hastanemiz klinik mikrobiyoloji laboratuvarına doğurganlık çağındaki 15-45 yaş arasındaki kadınlardan gönderilen toplam 666 numunede rubella IgG ve CMV IgG antikorları enzyme immunoassay (EIA) yöntemi ile araştırıldı.

Bulgular: Rubella IgG olumluluğu %94.6, CMV IgG olumluğu %98.9 oranında saptandı.

Sonuç: Tavşanlı-Kütahya bölgesinde doğurgan yaş grubundaki kadınlarda her iki etken için de hedeflenen serolojik olumluluğun iyi düzeyde olduğu sonucuna varıldı.

Anahtar kelimeler: Rubella, sitomegalovirus, doğurgan yaş grubu

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):18-21, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.018
Araştırma
Hastane Atık Sularıyla Kontamine Edilen Deniz Suyundan İzole Edilen Gram Negatif Bakterilerin Sefalosporin Grubu Antibiyotiklere Karşı Direnç Düzeyleri

Tamer AKKAN *, Ayşenur KAYA **, Sadık DİNÇER ***
* Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü
** Kilis Yedi Aralık Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü
*** Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada hastane atık suları ile kontamine olan deniz suyundan izole edilen gram negatif bakterilerin sağaltımda yaygın kullanılan sefalosporin grubu antibiotiklere karşı direnç düzeyleri incelenmiştir.

Gereç ve Yöntem: İzole edilen toplam 85 gram negatif bakterinin VITEK II Compact System ile tiplendirilmesi yapılmış ve sefalosporin grubu antibiyotiklere karşı direnç oranları belirlenmiştir.

Bulgular: Sefazoline karşı %85, sefuroksime karşı %28, sefotaksime karşı %8 ve sefepime karşı %5 oranında direnç bulunmuştur. Ayrıca, izolatların %91’inin çoklu antibiyotik direnç (ÇAD) indeksi referans değer olan 0.2’nin üzerinde saptanmıştır.

Sonuç: Bu çalışmada elde edilen veriler, hastane atık sularının deşarj edildiği deniz suyundan izole edilen gram negatif bakterilerin önemli oranda antibiyotik direncine sahip olduğunu ve bunun halk sağlığı açısından potansiyel bir risk oluşturabileceğini göstermiştir.

Anahtar kelimeler: Gram negatif bakteri, antibiyotik direnci, su kirliliği

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):22-28, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.022
Araştırma
Helicobacter pylori Varlığının Kültür, Hızlı Üreaz Testi, PCR ve ELISA Yöntemleriyle Saptanması ve Proton Pompası İnhibitörü Kullanımının Testler Üzerine Etkisinin Araştırılması

Mehmet İLKTAÇ *, Betigül ÖNGEN *, Binnur PINARBAŞI **, Zeynel MUNGAN **
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi * Tıbbi Mikrobiyoloji ve ** İç Hastalıkları Anabilim Dalları

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada, Helicobacter pylori enfeksiyonlarının tanısında kullanılan yöntemlerin karşılaştırılması, biyopsi örneğinin antrum ya da korpustan alınmasının ve proton pompası inhibitörü kullanımının bu testlere etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: H. pylori enfeksiyonunun varlığı 100 hastanın antrum ve korpus örneklerinde kültür, hızlı üreaz testi ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR), dışkı örneklerinde ise ELISA yöntemiyle araştırılmıştır. Altın standart kriterine göre, kültür yöntemi pozitif olan veya kültürün negatif olduğu durumlarda diğer üç testten en az ikisi pozitif olan hastaların H. pylori ile enfekte olduğu kabul edilmiştir.

Bulgular: Proton pompası inhibitörü kullanan hastalarda kültür, hızlı üreaz testi, PCR ve ELISA yöntemlerinin duyarlılık ve özgüllükleri sırasıyla %41-%100, %77-%92, %100-%100, %82-%100 olarak saptanırken, proton pompası inhibitörü kullanmayan hastalarda bu yöntemlerin duyarlılık ve özgüllükleri sırasıyla %74-%100, %85-%93, %100-%100, %96-%93 olarak belirlenmiştir.

Sonuç: Proton pompası inhibitörlerinin PCR yöntemi hariç tüm yöntemlerin duyarlılığını azalttığı ve kültür yönteminde bu azalmanın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır.

Anahtar kelimeler: Helicobacter pylori, proton pompası inhibitörü, tanı yöntemleri

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):29-36, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.029
Araştırma
İmipenem Dirençli Acinetobacter Suşlarında Metallo-Beta-Laktamaz Üretiminin Fenotipik ve Genotipik Yöntemlerle Araştırılması

Mehtap ULUSOY AL *, İpek MUMCUOĞLU *, Neriman AKSU *, 
İştar DOLAPÇI **, Zeynep Ceren KARAHAN **, Irmak BARAN *, Şenol KURŞUN *
* Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı
** Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada, çeşitli klinik örneklerden izole edilen Acinetobacter suşlarında karbapenem direncinden sorumlu metallo-beta-laktamaz (MBL) enzimlerinin fenotipik ve genotipik yöntemlerle araştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Otomatik tanımlama cihazı ile (VİTEK 2; bioMérieux, France) isimlendirilen ve imipenem dirençli olarak tespit edilen 79 Acinetobacter suşu çalışmaya alınmıştır. Rutin klinik mikrobiyoloji laboratuvarlarında MBL’lerin tanımlanmasında hızlı, kolay ve güvenilir yöntemlerin saptanması amacı ile çalışmaya aldığımız suşlara; Etest MBL, kombine disk sinerji testi, çift disk sinerji testi ve modifiye Hodge testi olmak üzere dört fenotipik test uygulanmıştır. Acinetobacter türlerinde MBL üretiminden en sık sorumlu olan blaIMP-1 geninin varlığı polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile araştırılmış ve suşların klonal analizi pulsed field jel elektroforezi (PFGE) ile yapılmıştır.

Bulgular: İmipenem dirençli Acinetobacter izolatlarının Etest ile 41’inin (%51.9), kombine disk sinerji testi ile 46’sının (%58.2), çift disk sinerji testi ile 44’ünün (%55.7), modifiye Hodge Testi ile 55’inin (%69.6) MBL ürettiği saptanmıştır. Etest sonucu ile en uyumlu testin %75.9 uyum oranıyla kombine disk sinerji testi olduğu gözlenmiştir. PZR yöntemiyle blaIMP-1 geni araştırılmış, ancak pozitiflik bulunamamıştır. PFGE ile 10 farklı bant paterni görülmüş ve fenotipik testlerle MBL pozitif bulunan izolatların A ve C gruplarında yoğunlaştıkları gözlenmiştir.

Sonuç: Kombine disk sinerji testinin Etest ile yüksek uyum göstermesi, bu testin Etestin kullanılamadığı laboratuvarlarda MBL tayininde alternatif olabileceğini düşündürmektedir. Hastanemizde izole edilen Acinetobacter suşlarının MBL üretiminden blaIMP-1 dışı genlerin sorumlu olduğu düşünülmüştür. Direnç yayılımını sınırlamak ve tedaviye yön vermek amacıyla karbapenem direnç tiplerinin rutin mikrobiyoloji laboratuvarlarında tespit edilmesi ve epidemiyolojik analizlerinin yapılması gerekmektedir.

Anahtar kelimeler: Metallo-beta-laktamaz, Acinetobacter türleri, Etest

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):37-41, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.037
Araştırma
Sivas İlinde Klinik Örneklerden İzole Edilen Mycobacterium tuberculosis Kompleks Suşlarının Primer Anti-tüberküloz İlaçlara Direnç Oranları

Cem ÇELİK, Fatma DAYI, Rakibe KAYGUSUZ, M. Zahir BAKICI
Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı

 
ÖZET
 

Amaç: Bu çalışmada Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda 2006-2010 yılları içerisinde tüberküloz ön tanılı hastalardan izole edilen Mycobacterium tuberculosis kompleks (MTBK) suşlarının anti-tüberküloz ilaçlara karşı duyarlılıklarının tespit edilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 2006-2010 arası beş yıllık dönemde, hastanemize tüberküloz ön tanısı ile başvuran hastaların çeşitli örneklerinden izole edilen 189 MTBK suşunun streptomisin, izoniazid, rifampisin ve etambutol’e karşı duyarlılıkları laboratuvar kayıtlarından geriye dönük olarak incelendi.

Bulgular: Belirtilen süre içerisinde çeşitli örneklerden izole edilen 189 MTBK suşunun 159’unda (%84.1) primer anti-tüberküloz ilaçlara karşı direnç gözlenmemiştir. Kalan 30 (%15.9) suşta ise en az bir veya daha fazla ilaca karşı direnç saptanmıştır. Çalışmamızda en yüksek direnç izoniazid (%3.7) ve streptomisin’e (%3.7) karşı gözlenirken, rifampisin (%1.1) ve etambutol’e (%0.5) ise daha düşük oranlarda direnç görülmüştür. İncelenen suşların 13 tanesinde (%6.9) ise birden fazla ilaca direnç görülmüştür. (İzoniazid-rifampisin [%1.1], izoniazid-streptomisin [%5.3] ve izonizid-streptomisin-rifampisin [%0.5]). Çalış-mamızda çok ilaca dirençli tüberküloz oranı ise %1.6 olarak bulunmuştur.

Sonuç: Tüberküloz tedavisinde kullanılan ilaçlara karşı ülkemizde oluşan direnç gelişimi ile ilgili olarak eldeki verilerin sürekli olarak güncellenmesi gerekmekte ve çalışmamızın bu konudaki literatüre katkı sağlayacağı düşünmektedir.

Anahtar kelimeler: Mycobacterium tuberculosis kompleks, anti-tüberküloz ilaç

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):42-45, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.042
Araştırma
Gram Negatif Bakterilerde Tigesiklin Duyarlılığı

Özdemir ÖZKAN, Bülent ÖZBEK, Melda SINIRTAŞ, Cüneyt ÖZAKIN
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

 
ÖZET
 

Amaç: Kimyasal olarak bir minosiklin derivesi olan tigesiklin, çok sayıda gram pozitif ve gram negatif mikroorganizmaya in vitro etkinlik gösteren yeni bir antibiyotiktir. Bu çalışmada gram negatif bakterilerden Acinetobacter baumannii, Echerichia coli ve Klebsiella pneumoniae’nın tigesiklin yanı sıra sefaperazon/sulbaktam ve imipeneme duyarlılıklarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Otomatize bakteri tanımlama ve duyarlılık sistemi ile tanımlanan ve duyarlılığı belirlenen 56 A. baumannii 43 E. coli ve 47 K. pneumoniae izolatının tigesiklin duyarlılığına disk difüzyon ve Etest yöntemleriyle, sefoperazon/sulbaktam ve imipenemin duyarlılıklarına ise yalnız Etest yöntemi ile bakılmıştır. Suşların genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi otomatize sistem dışında seftazidim ve seftazidim/klavulonat Etest stripleri ile teyit edilmiştir.

Bulgular: A. baumannii suşlarında en yüksek direnç oranları imipenemde (%59), E. coli ve K. pneumoniae suşlarında ise en yüksek direnç oranları sefoperazon/sulbaktamda saptanmıştır. GSBL (+) E. coli suşlarının bir tanesi (%2) tigesiklin ve imipeneme de dirençli iken, GSBL (+) K. pneumoniae suşları ve imipenem dirençli bir K. pneumoniae suşunda tigesiklin direnci görülmemiştir. İmipenem dirençli A. baumannii suşlarının hemen hemen yarısı (%51) ise tigesikline dirençli bulunmuştur.

Sonuç: Tigesiklin direnci, GSBL (+) ve imipenem dirençli E. coli ve K. pneumoniae suşlarında ender, ancak imipenem dirençli A. baumanii suşlarında oldukça sıktır.

Anahtar kelimeler: Tigesiklin, Etest, disk difüzyon

 

 

Türk Mikrobiyol Cem Derg 41(1):46-48, 2011
doi:10.5222/TMCD.2011.046
Olgu Sunumu
Kedi Isırığı Sonrası Gelişen Pasteurella multocida’ya Bağlı Osteomyelit Olgusu

Umay BALCI *, Derya SEYMAN **, Nevgün Sepin ÖZEN ***, Dilara İNAN *
* Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
** Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği
*** Antalya Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü, Mikrobiyoloji Laboratuvarı

 
ÖZET
 

Pasteurella türleri vahşi ve evcil hayvanların üst solunum yolları ve sindirim sisteminin florasında yer alır. Genellikle selülit ve subkutan apselere neden olurken, osteomyelit, pnömoni, endokardit, sepsis ve menenjit gibi ciddi klinik tablolar da görülebilmektedir. Burada yetmiş yaşında diyabetes mellitus tanısı olan erkek hastanın, sol el sırtından kedi tarafından ısırılması sonucu gelişen Pasteurella multocida’ya bağlı akut osteomyelit olgusu literatür eşliğinde sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Pasteurella multocida, osteomyelit, kedi ısırığı

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın