Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Eylül 2012


Çocuk Dergisi Eylül 2012

http://www.cocukdergisi.org/
    

Çocuk Dergisi 12(3):99-112, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.099
Derleme
Çocukluk Yaş Grubunda Şok ve Tedavisi

Agop Çıtak *

ÖZET

Şok çocukluk yaş grubunda önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Dolaşım sistemindeki bozukluk sonucu dokuların gereksinim duyduğu oksijen ve diğer besin maddelerinin karşılanamamasına şok denir. Klinik bir tanı olan şok birçok farklı nedene bağlı olarak gelişir. Şokun tanı ve tedavisinde gecikme geri dönüşümlü olan kompanse şokun ilerleyerek çoklu organ yetmezliği gelişmesine neden olur. Erişkin hastalardan farklı olarak çocuklarda hipotansiyon geç dönemde gelişir. Şüphe eşiğinin düşük olması erken sıvı tedavisi, hastanın ileri bir merkeze zamanında transferi hastanın prognozunu belirgin olarak etkiler.

Anahtar kelimeler: Şok, çocuk, etiyoloji, tedavi


Çocuk Dergisi 12(3):113-116, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.113
Derleme
Sitopeni Etiyolojisinde Doğumsal Metabolik Hastalıklar

Melike ERSOY *, Gülden GÖKÇAY *, Mübeccel DEMİRKOL *

ÖZET

Doğumsal metabolik hastalıklar (DMH), tek ya da birden fazla sistemi etkileyerek farklı klinik tablolarla karşımıza çıkabilmektedir. DMH da hematolojik sistem tutulumu sık karşılaşılan bir durumdur. Hematolojik bulgular içinde en sık sitopeni gözlenmektedir. Hastalığın ilk ve tek bulgusu olabilir ve erken tanınması erken tedaviyi ve etkilenebilecek sistemlerin takibinin yapılmasını sağlayacağından önemlidir. Ülkemizde metabolik hastalıkların sıklığı göz önüne alındığında, tam kan sayımı ve periferik yayma, değerlendirmenin bütününde yer almalıdır. Ek sistem tutulumu olan, atipik seyirli, başka nedenlerle açıklanamayan sitopenilerde doğumsal metabolik hastalıkları değerlendirmek gerekmektedir. Bu makale, geniş bir ayırıcı tanı listesi içeren metabolik sitopeni nedenlerini derleme niteliğindedir.

Anahtar kelimeler: Sitopeni, doğumsal metabolik hastalık


Çocuk Dergisi 12(3):117-122, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.117
Araştırma 
Çocuk Hematoloji/Onkoloji Hastalarında Vankomisine Dirençli Enterokokların 
İnfeksiyon/Kolonizasyon Sıklığı, Risk Faktörleri ve Klinik Sonuçlar

Selma Kalkandelen *, Gülyüz Öztürk *, Ömer Devecioğlu *, Sema Anak*, 
Ayşegül Ünüvar *, Zeynep Karakaş *, Leyla Ağaoğlu *

ÖZET

Amaç: Vankomisine dirençli enterokoklar (VDE) özellikle immun suprese hastaların uzun süre yatarak tedavi gördüğü hematoloji-onkoloji ünitelerinin ciddi sorunu haline gelmiştir. Bu çalışmada; VDE kolonizasyonu ve infeksiyonu gelişen vakaları tanımlamak, risk faktörlerini ve kolonize hasta sıklığını belirlemek, infeksiyonda tedavi yaklaşımını ve klinik sonuçları değerlendirmek amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntemler: Ocak 2007-Haziran 2010 tarihleri arasında İ. Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı ile Çocuk Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi’nde yatarak tedavi gören ve kültür örneklerinde VDE üremesi olan 32 vaka çalışmaya alındı. Vakaların klinik ve laboratuvar bulguları, tedavi ve izlem sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi.

Bulgular: VDE üremesi olan vakaların yaş ortalaması 106.7±64.6 ay (5 ay ile 216 ay) olup, % 56’sı erkekti. Otuz iki hastanın 26’sı çocuk hematoloji-onkoloji, 6’sı KİT ünitesinde yatan hastalardı ve 14’ü ALL hastasıydı. En önemli iki risk faktörü olarak santral kateter (% 93,8) ile yoğun kemoterapi ve buna bağlı immünsüpresyon (% 90,6) saptandı. Vakalara son 3 ayda en sık kullanılan antibiyotikler amikasin, teikoplanin, meropenem, sefepim ve siprofloksasindi. En sık üreme rektal sürüntü örneğinde (25 hasta) izlendi. Dokuz hastada VDE infeksiyonu gelişti. Kolonize olan ALL hastalarının % 14’ünde, AML ve KİT hastalarının % 50’sinde VDE infeksiyonu gelişmişti. VDE saptanan vakaların 22’sine linezolid tedavisi uygulandı. Hastaların 8’i (% 25’i) eksitus oldu. Ölen hastalara eşlik eden en sık infeksiyon akciğer mantar infeksiyonu (6/8) idi.

Sonuç: Bağışıklığı baskılanmış hastalarda VDE önemli nozokomiyal patojenlerden biridir. VDE tek başına ciddi infeksiyon riski oluşturmasada, kateter, yoğun kemoteapi ve KİT gibi risk faktörlerinin varlığında morbidite ve mortalite riski artmaktadır. Riskli hastalarda VDE yayılımını ve mortaliteyi azaltmak için rektal sürüntüyüde içeren sürveyans çalışmaları yapılmalıdır.

Anahtar kelimeler: VDE, hematoloji-onkoloji, risk faktörleri, surveyans


Çocuk Dergisi 12(3):123-124, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.123
Editör’e Mektup
Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Yenidoğan Bebeklerin Sütçocukluğu Döneminde Bütüncül İzlem Modeli ile İzleminin Gelişim Göstergeleri Üzerine Etkisi

Zeynep ERAS *, Gülsüm ATAY **, Evrim DURGU ŞAKRUCU *, E. Bahar BİNGÖLER PEKCİCİ ***

ÖZET

Çocuk Dergisi 12(3):125-131, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.125
Araştırma
Talasemi Major’lu Hastalarda QT Dispersiyonu ve Kalp Hızı Değişkenliğinin Ferritin ile İlişkisi: Yüksek Ferritin Kalp Demir Yükünden Çok Sempatovagal Disregulasyonu mu Gösteriyor?

Şükrü ÇEKİÇ *, Zeynep KARAKAŞ **, Kıvanç YALIN ***, Ahmet Kaya BİLGE ***, 
Rukiye EKER ÖMEROĞLU ****

ÖZET

Giriş: Talasemi major hastalarında morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni demir birikimidir. Demir birikimine bağlı gelişen kardiyak komplikasyonlar, hastalardaki başlıca ölüm nedenidir. Artmış QT dispersiyonu ve azalmış kalp hızı değişkenliğinin ventriküler aritmiler ve ani kardiyak ölüm ile ilişkili olduğu bildirilmektedir.

Amaç: Talasemi majorlu hastalarda; kardiyak etkilenmeyi erken dönemde belirlemek için kullanılabilecek noninvazif yöntemleri analiz etmek ve sonuçların ferritin düzeyi ile ilişkisini incelemektir.

Gereç ve Yöntem: On iki ile 44 yaş aralığında (ortalama 23,6±7,2) 40 transfüzyon alan talasemi major tanılı hasta çalışmaya alındı. Hastaların ferritin değerleri kaydedildi. On iki derivasyonlu standart EKG’lerinde en büyük ve en küçük düzeltilmiş QT (QTc) arasındaki fark hesaplanarak QTc dispersiyonu (QTcd) bulundu, QTcd için sınır değer 50 ms kabul edildi. Hastaların 24 saat ritm holter kayıtlarından otomatik olarak ölçülen zaman bazlı kalp hızı değişikenliği parametreleri; SDNN, SDANN, rMSSD kayıt edildi. Elde edilen veriler kendi aralarında ve ferritin düzeyleri ile karşılaştırıldı.

Bulgular: Hastaların ferritin düzeyi ortalaması 1982.1±1872.5 idi. QTc dispersiyonu (QTcd) hastaların 13’ünde (%35) sınır değer olan 50 ms’ nin üzerindeydi, QTc ortalaması 39.9±19.3 idi. Kalp hızı değişkenliği parametrelerinden ferritin düzeyi 2500 ng/ml’nin üzerinde olan hastalarda, ferritin düzeyi 2500 ng/ml’nin altında olan hastalara göre, SDANN, SDNN anlamlı düşük bulundu. rMSSD değerleri ile ferritin düzeyi arasında istatistiksel ilişki bulunmadı.

Sonuç: Ferritin düzeyin; QTc dispersiyonu arasında anlamlı ilişki olmadığı buna karşın kalp hızı değişkenliği parametreleri ile anlamlı ilişki olduğu görüldü. Ferritin düzeyinin hastaların kardiyak durumunu göstermede yeterli olmadığı kanısındayız, kalp kökenli yakınması olmayan talasemi majorlu hastalarda, demir toksisitesine bağlı gelişebilecek letal aritmiler, ani kardiyak ölüm ve kalp yetmezliği risklerini öngörmek için ferritin düzeyi dikkate alınmaksızın tüm hastalara belli aralıklarla QTc dispersiyonu ve KHD bakılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir.

Anahtar kelimeler: Talasemi major, letal aritmi, ani kardiyak ölüm, kalp yetmezliği, ferritin, QTc dispersiyonu, kalp hızı değişkenliği


Çocuk Dergisi 12(3):132-138, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.132
Araştırma
Çocuklarda Yineleyen Tonsillofarenjitte D Vitamininin Rolü

İsmail Yıldız *, Emin Ünüvar *, Ümit ZEybek **, Bahar Toptaş **, Canan Cacina **, 
Sadık Toprak ***, Ayşe Kılıç *, Salih Aydın ****
Çocuklarda Yineleyen Tonsillofarenjitte D Vitamininin Rolü

ÖZET

Amaç: Çocuklarda yineleyen tonsillofarenjitin etiyolojisi tam olarak belli değildir. Çocukluk çağı çoğu hastalıkta olduğu gibi etiyolojisi multifaktöriyeldir. Bu çalışmada amacımız yineleyen tonsillifarenjitte D vitaminin rolünü saptamaktır. Yineleyen tonsillifarenjitli çocuklarda serum 25-OH D vitamini düzeyi ve vitamin D reseptör polimorfizmi çalışıldı.

Gereç ve Yöntemler: Yaşları 2-10 arasında değişen yineleyen tonsillofarenjitli 84 vaka çalışma grubunu, sağlıklı 71 vaka kontrol grubunu oluşturdu. Serum 25-OH D vitamin düzeyleri ELİZA yöntemi, vitamin D reseptör polimorfizmleri (Apa I, Taq I, Fok I) PCR yöntemi ile belirlendi. Serum 25-OH D vitamin düzeyi 50 nmol/L altındaki düzeyler düşük olarak kabul edildi. Her iki grupta vitamin D reseptör polimorfizmleri karşılaştırılı.

Bulgular: Çalışma grubunun ortalama yaşı 5.6±2.4 yaş, kontrol grubunun ortalama yaşı 6.1±2.7 yaş saptandı. Çalışma grubunda ortalama serum 25-OH D vitamin düzeyi 142.7±68.1 nmol/L, kontrol grubununda 192.3±56.1 nmol/L saptandı. Bu fark istatistiksel açıdan anlamlıydı (p<0,01). Çalışma grubundaki vakaların % 4,7’sinde (n=4) serum 25-OH D vitamini düzeyi 50 nmol/L’nin altında saptanırken, kontrol grubunda saptanmadı. Vitamin D reseptör polimorfizmleri her iki grupta istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermedi.

Sonuç: Yineleyen tonsillofarenjitli vakalarda serum 25-OH D vitamin düzeyleri sağlıklı vakalara göre daha düşüktü. Vitamin D reseptör polimorfizmleri her iki grupta farklılık göstermedi.

Anahtar kelimeler: Çocuk, vitamin D, infeksiyon, tonsillit


Çocuk Dergisi 12(3):139-141, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.139
Vaka Sunumu
Çocukluk Çağı Tiroid Papiller Karsinomu Vakası

İsmail YILDIZ *, Aslı Derya KARDELEN *, Ahmet UÇAR *, Ayşe KILIÇ *, Emin ÜNÜVAR *,
Fatma OĞUZ **, Müjgan SIDAL **

ÖZET

Çocukluk çağında tiroid nodullerinin görülme sıklığı % 1-1.5 olup çoğunun benign olmasına karşılık birlikte çok küçük yaş, iyot eksikliği, baş ve boyuna radyasyon tedavisi uygulanmış olması ve muhtemel otoimmün tiroidit varlığı malignite riskini artırmaktadır.

Bu makalede boyunda şişlik yakınması ile başvuran ve incelemeler sonucunda papiller tiroid karsinom tespit edilen 10 yaşında bir vakayı sunacağız.

Anahtar kelimeler: Çocuk, papiller tiroid karsinomu, nodül, boyunda şişlik


Çocuk Dergisi 12(3):142-144, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.142
Vaka Sunumu
Sağlıklı İki Çocukta Herpes Zoster

Nursel DİLEK *, Yunus SARAL *, Ahmet METİN *, Ali YILDIRIM **, Serdar ÖZKASAP ***
Sağlıklı İki Çocukta Herpes Zoster

ÖZET

Latent varisella zoster virüsünün çeşitli nedenlerle reaktive olmasıyla meydana gelen herpes zoster çocukluk çağında çok az rastlanan ve çoğu zaman immünsüpresyonla ilişkili bulunan bir viral hastalıktır. Son zamanlarda sağlıklı çocuklarda herpes zoster vakalarının arttığını görmekteyiz. Sağlıklı çocuklarda herpes zoster sıklığı gittikçe artmaktadır. Çocukların intrauterin ya da erken çocukluk döneminde varisella infeksiyonu geçirmeleri çocukluk çağında herpes zoster gelişmesi için risk oluşturmaktadır. Bu durum immünitenin tam gelişmediği erken çocukluk döneminde varisella infeksiyonuna maruz kalma ile açıklanmaktadır. Erken dönemde ve az sayıda lezyonla varisella infeksiyonu geçiren sağlıklı iki çocukta görülen herpes zoster vakaları sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Herpes zoster, sağlıklı çocuk


Çocuk Dergisi 12(3):145-147, 2012
doi:10.5222/j.child.2012.145
Vaka Sunumu
Hipokalsemik Konvülziyon ile Başvuran Nutrisyonel Rahitis Vakası

Emel TORUN *, Selçuk UZUNER *, Süleyman BAYRAKTAR *, Faruk ÖKTEM **

ÖZET

Vitamin D eksikliği, kemik deformiteleri, kas güçsüzlüğü, diş gelişiminde gecikme, büyüme geriliği gibi genel sağlık sorunları yanında hipokalsemiye bağlı konvülziyon, tetani ve laringospazm gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir. Jeneralize tonik-klonik konvülziyon geçirme yakınması ile acil polikliniğimize başvuran 10 aylık hastamızın öyküsünde, doğumdan itibaren vitamin D takviyesi yapılmadığı, besinlerle kalsiyum ve fosfor alımının yetersiz olduğu anlaşıldı. Kalsiyum ve fosfor değerlerinin düşük, parathormon seviyesinin yüksek ve 25 hidroksivitamin D düzeyinin çok düşük olması yanında, rahitisin klinik bulgularının görülmesi ile nutrisyonel rahitis tanısını doğrulandı. Bu vaka proflaktik D vitamini takviyesinin gerekliliğini ve halen ülkemizde, rahitisin komplikasyonlara yol açan önemli bir sağlık sorunu olduğunun vurgulanması amacıyla sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Vitamin D eksikliği, hipokalsemik konvülziyon, rahitis

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın