Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Haziran 2011


Çocuk Dergisi Haziran 2011

http://www.cocukdergisi.org/
    

Derleme
Çocuk Dergisi 11(2):43-53, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.043
Anafilaksi ve Anafilaksideki Gelişmeler

Mahmut DOĞRU *, İlknur BOSTANCI *

ÖZET

Anafilaksi, ani başlayan ve ölüme yol açabilen ciddi sistemik bir hipersensitivite reaksiyonudur. Anafilaksi klinik bir acildir. Anafilaksi insidansı özellikle yaşamın ilk iki dekadında artmaktadır. Yaygın olan tetikleyiciler besinler, ilaçlar ve böcek sokmalarıdır. Tanısı primer olarak klinik kriterlere dayanır. Bazı hastalarda anafilaksi tanısı kan testleri (artmış histamin ve total triptaz düzeyi gibi) ile doğrulanabilir. Fakat bu testler anafilaksi için spesifik değildir. Adre         nalin anafilaksi tedavisinde ilk seçenek ilaçtır. Hastalar taburcu edilirken adrenalin otoenjektörü reçete edilmeli ve kullanımının eğitimi verilmelidir. Bu makalede anafilaksinin patogenezi, kliniği, tanı ve yeni tedavi yöntemleri sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Anafilaksi, tanı, tedavi, adrenalin otoenjektör


Klinik Araştırma
Çocuk Dergisi 11(2):54-58, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.054
Alt Solunum Yolu İnfeksiyonu Tanısı Alan Çocuklarda RSV Sıklığının ve Klinik Özelliklerinin Araştırılması

Yalçın ÇELİK *, Aytuğ ATICI * Sercan UYSAL *, Özlem ÖZDEMİR *, Bülent Aziz ÖZKAN *, Selvi GÜLAŞI *, Mehmet Ali SUNGUR **

ÖZET

Amaç: Bu çalışmada alt solunum yolu infeksiyonu tanısı alan çocuklarda Respiratuvar Sinsitiyal Virüs (RSV) sıklığının aylara göre değişimini ve klinik özelliklerini araştırmayı amaçladık.

Yöntemler: Çalışma Temmuz 2008 ile Haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Alt solunum yolu infeksiyonu tanısı alan iki yaşın altındaki 208 çocuk çalışmaya alınarak, epidemiyolojik ve klinik özellikleri incelendi. Hastaların nazofarengeal sürüntülerinde Respi-Strip RSV test çubuğu ile RSV antijeni varlığı araştırıldı.

Bulgular: Vakaların % 5.2’sinde RSV infeksiyonu saptandı. RSV pozitif vakalar yalnızca Ocak, Şubat ve Mart aylarında görülmüştü. Bu dönemde alt solunum yolu infeksiyonu tanısı alan vakalarda RSV infeksiyonu sıklığı % 22.4 olarak bulundu. RSV pozitif vakaların yaşları RSV negatif vakalara göre anlamlı derecede küçüktü. RSV pozitif ve negatif vakalar klinik belirti ve bulgular açısından incelendiğinde anlamlı bir fark görülmedi. RSV pozitif vakalardan hiçbirine antibiyotik verilmezken, RSV negatif vakalara % 12 oranında antibiyotik tedavisi verilmişti. Oksijen, bronkodilatatör, kortikosteroid, mekanik ventilasyon desteği uygulanması bakımından RSV pozitif ve negatif vakalar arasında anlamlı fark görülmedi.

Sonuç: Bu çalışmada RSV yalnızca Ocak - Mart ayları arasında alt solunum yolu infeksiyonlarının önemli bir etkeni olarak saptanmıştır. Bu nedenle bölgemizde riskli bebeklere uygulanan koruyucu palivizumab tedavisinin bu aylar ile sınırlandırılmasının uygun olacağını düşünmekteyiz.

Anahtar kelimeler: Alt solunum yolu infeksiyonu, respiratuvar sinsitiyal virüs, çocuk

Klinik Araştırma
Çocuk Dergisi 11(2):59-63, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.059
H1N1 Pandemisinde Yenidoğan Deneyimimiz

Evrim KIRAY BAŞ *, Ali BÜLBÜL *, Nazan DALGIÇ KARABULUT **, Sinan USLU *,
Selda ARSLAN *, Emrah CAN *, Asiye NUHOĞLU *

ÖZET

Amaç: Yenidoğan döneminde İnfluenza A-H1N1 salgınını değerlendirmek, korunma ve kontrol önlemlerini tartışmak amaçlanmıştır.

Yöntemler: Şişli Etfal Hastanesi’ne Ekim 2009 ve Mart 2010 arasında influenza A-H1N1 şüphesi ile başvurmuş yenidoğanların tıbbi kayıtları incelenmiştir.

Bulgular: On beş yenidoğan influenza A-H1N1 şüphesi ile hastanemize başvurdu. En sık klinik başvuru nedenleri öksürük, burun akıntısı, hırıltı, inleme ve ateş idi. Tüm hastalardan nazofarengeal örnekler alındı. İnfluenza A-H1N1 virüsü yalnızca iki yenidoğanın solunum örneğinden tespit edildi. Kan kültürlerinde bakteriyel bir patojen bulunmadı. Hastalarımızın hiçbirinin mekanik ventilasyon gereksinimi olmadı. Kaybedilen vaka olmadı.

Sonuç: Tüm yaş gruplarında mortalite ve morbiditeyi azaltmak için toplumun tüm üyelerinin, ailelerin ve özellikle sağlık çalışanlarının influenza infeksiyonun korunma ve kontrol önlemleri hakkında eğitilmesi gerekmektedir.

Anahtar kelimeler: Yenidoğan, H1N1 pandemisi, korunma


Klinik Araştırma
Çocuk Dergisi 11(2):64-72, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.064
Bir-Beş Yaş Arası Çocukların Persantillerine Ailenin Sosyoekonomik Düzeyinin ve Annenin Beslenme Konusundaki Bilgisinin Etkisi

Ülker ÖNCÜ *, Burçin NALBANTOĞLU **, Eda GÜZEL ***, Ayşin NALBANTOĞLU ****, Uğur DEMİRSOY *****, Mustafa ÇAKAN ******

ÖZET

Amaç: Bu çalışmada ailelerin beslenme bilgi düzeyi ve sosyo ekonomik durumlarının çocukların büyüme ve gelişmesine olan etkilerini araştırmayı ve beslenme konusundaki bilgilerin aileler tarafından nasıl elde edildiğini saptamayı amaçladık.

Yöntemler: Çalışmamız kesitsel tipte 1/4/2007-1/6/2007 tarihleri arasında prenatal öyküsünde bir özelliği olmayan, majör konjenital malformasyonu ve prematürite öyküsü bulunmayan, kronik bir hastalığı ve sürekli bir ilaç kullanımı olmayan, polikliniğimize başvurduğunda dehidratasyonu ve tartı kaybı olmayan, daha önce tamamen sağlıklı olan 1-5 yas arası çocuklar arasında yürütülmüştür. Araştırma kapsamında 99 çocuğun ailesi ile görüşülmüştür. Veriler, soru formuyla, anne ile yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 10.0 ile yapılmıştır. Çalışma için etik komisyon onayı alınmıştır.

Bulgular: Ağırlık persantili ile beslenme bilgi düzeyi arasında ve boy persantili ile beslenme bilgi düzeyi arasında istatistiksel anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Anne ve baba öğretim düzey gruplarının arasında ağırlık persantilleri ile boy persantilleri yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p>0,005). Aylık gelir gruplarının arasında ağırlık persantilleri ile boy persantilleri yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p>0,005).

Sonuç: Çalışmamızda her ne kadar ailelerin bilgi düzeyi ve sosyoekonomik durumları çocukların persantillerini etkilemediği görülmektedir. Ancak sosyoekonomik durum ve eğitim seviyesi yükseldikçe beslenme konusunda daha doğru kaynaklara başvurdukları gözlenmektedir.

Anahtar kelimeler: Beslenme, persantil, sosyoekonomik durum, çocuklar

Araştırma 
Çocuk Dergisi 11(2):73-77, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.073
Hashimoto Tiroiditi Tanısı Alan Vakaların Geriye Dönük Değerlendirilmesi

Emine DİLEK *, Burçin İŞCAN *, Galip EKUKLU **, Filiz TÜTÜNCÜLER *

ÖZET

Amaç: Hashimoto tiroiditi (HT), iyot eksikliğinin olmadığı bölgelerde çocuk ve ergenlerde, guatr ve edinilmiş hipotiroidinin en sık nedenidir. Klinik tablo; ötiroid durumdan aşikâr hipotiroidi veya hipertiroidiye kadar geniş bir yelpazede olabilir. Bu çalışmada HT’li vakaların epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar bulgularının geriye dönük olarak değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem: Çalışmaya 2005 ile 2010 yılları arasında kliniğimizde Hashimoto tiroiditi tanısı alan 102 vaka alındı.

Bulgular: Vakaların 90’ı (% 88.2) kız, 12’si (% 11.8) erkek; kız/erkek oranı 7.5/1 idi. Tanı anında yaş ortalaması 11.4±2.4 yıl (5.5-15.9) olup, 76 (% 74.5) vaka pubertaldi. Vakaların % 50’sinde aile öyküsünde tiroid hastalığı, % 7.8’inde başka bir otoimmün hastalık vardı. Başvuru anında en sık yakınma guatr (% 41.1) olup, bunu sırayla halsizlik (% 12.7) ve büyümede duraklama (% 11.7) izledi. Fizik muayenede tüm vakalarda guatr ve ikinci sıklıkta obezite (% 19.6) saptandı.  AntiTPO % 29.4 vakada, antiTg % 16.7 vakada tek başına pozitif bulunurken, % 53.9 vakada her ikisi de pozitifti. Tiroid ultrasonografisi yapılabilen 82 vakanın 70’inde (% 85.3) tiroid parankim yapısında hastalığa özgün olan heterojenite ve/veya psödonodül oluşumu izlendi. Tanı anında 28 (% 27.5) vaka ötiroidi, 56 (% 55) vaka subklinik hipotiroidi ve 18 (% 17.5) vaka aşikâr hipotiroidi kliniğine sahip olup, hipertiroidi olan vaka yoktu.

Sonuç: Sonuç olarak, HT kız cinsiyette daha fazla görülmesine karşın, özellikle aile öyküsü pozitif olan guatrlı tüm vakalarda akla gelmelidir. Vakaların erken dönemde hipotiroidi kliniği geliştirmeden saptanması büyüme ve gelişmeleri açısından önemlidir.

Anahtar kelimeler: Hashimoto tiroiditi, guatr, ergen

Vaka Sunumu 
Çocuk Dergisi 11(2):78-80, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.078
Erken Tespit Edilen Alkaptonüri: Vaka Sunumu

Resul YILMAZ *, Mustafa ÖZÇETİN *, Erhan KARAARSLAN *, Haluk ESMERAY *

ÖZET

Alkaptonüri, ender görülen, otozomal resesif geçişli, tanımlanmış ilk doğumsal metabolik hastalıktır. Homo-gentisik asit oksidaz enzim yetersizliğine bağlı olarak homogentisik asit ve metabolitlerinin bağ dokusunda birikmesi ile hastalık belirtileri ortaya çıkar. Ateş yüksekliği ve boy kısalığı nedeniyle başvuran kız hastada idrarda renk değişikliğinin ayrıcı tanıda yol gösterici olduğu, erken yaşta tespit edilen alkaptonüri vakası sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Alkaptonüri, çocuk, erken tanı

Vaka Sunumu
Çocuk Dergisi 11(2):81-85, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.081
Yenidoğan Döneminde Farklı Klinik Sunumlarla Başvuran İki Wolff-Parkinson-White Sendromu Vakası

Nilay HAKAN *, Mustafa AYDIN *, Utku Arman ÖRÜN **, Saliha KANIK *, Mehmet Şah İPEK *, Nurullah OKUMUŞ *, Ayşegül ZENCİROĞLU *

ÖZET

Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu, kısa P-R sendromu olarak da bilinen, elektriksel iletinin aynı anda atriyoventriküler düğüm ve aksesuar yollar üzerinden taşınmasına bağlı ortaya çıkan bir ventriküler pre-eksitasyon sendromudur. Burada yenidoğan döneminde farklı klinik sunumlar ile başvuran ve WPW sendromu tanısı konulan iki yenidoğan vakası konunun önemine dikkat çekmek amacıyla sunuldu.

Anahtar kelimeler: Wolff-Parkinson-White sendromu, elektrokardiyografi, adenozin, adrenerjik beta-antago-nistler, elektrik şok, yenidoğan bebek


Vaka Sunumu 
Çocuk Dergisi 11(2):86-89, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.086
Johanson Blizzard Sendromu

Selvi GÜLAŞI *, Ali Haydar TURHAN *, Yalçın ÇELİK *, Aytuğ ATICI *

ÖZET

Johanson Blizzard Sendromu (JBS) ender görülen; burun kanatlarının yokluğu veya az gelişmişliği, dişte yapısal bozukluklar, orta hat deri defektleri, büyüme ve zekâ geriliği, pankreas yetmezliği, anüsün doğuştan kapalı olması ve doğumsal sağırlıkla kendini gösteren bir durumdur. Otozomal resesif kalıtılır. Anüsün kapalı olması nedeniyle getirilen ve burun kanadında az gelişmişlik saptanan vakada JBS düşünülmüş ve ender rastlanması nedeniyle sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Johanson-Blizzard sendromu, ektodermal displazi, burun kanadı aplazisi

Vaka Sunumu 
Çocuk Dergisi 11(2):90-93, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.090
Fahr Hastalığı: Vaka Sunumu

Betül BOZKURT *, Mesut BULAKÇI **, Ayşe KILIÇ ***, Burak TATLI ****, Behiye ALYANAK *****, Fatma OĞUZ ***, Müjgan SIDAL ***

ÖZET

Fahr hastalığı bilateral striyopallidodentat kalsinozis tablosudur. Sık rastlanan klinik bulgular nöropsikiyatrik semptomlar, nöbetler, demans, konuşma bozuklukları, parkinson, distoni, kore ve ataksiyi içermektedir. Kalsiyum metabolizması bozuklukları, sistemik hastalıklar, radyasyon anoksi, toksinler, ensefalitler gibi bir takım bozuklukların bu hastalığa neden olabileceği ileri sürülmüştür. Bu makalede on yaşında Fahr sendromlu bir hasta klinik, endokrinolojik ve radyolojik yönleriyle sunulmaktadır.

Anahtar kelimeler: Fahr hastalığı, bazal gangliyon kalsifikasyonu, bilgisayarlı tomografi

Vaka Sunumu 
Çocuk Dergisi 11(2):94-96, 2011
doi:10.5222/j.child.2011.094
Kazanılmış Becerilerin Kaybı ile Başvuran İki GM2 Gangliosidoz Vakası

Barış EKİCİ *, Seher KOYUN *, Mine ÇALIŞKAN *

ÖZET

GM2 gangliosidozlar olan Sandhoff ve Tay Sachs hastalığı ender görülen lizozomal depo hastalıklarındandır. Hastalık tablolarında en ağır formu olan sütçocuğu formundan, juvenil ve erişkin forma kadar değişen geniş bir klinik spektrum gözlenir. Hastalığın sütçocuğu formu genellikle 6-18 ay arası ortaya çıkan klinik semptomlarla karakterize olur.

Bu makalede, kazanılmış becerilerin kaybı ile başvuran ve farklı GM2 gangliosidoz tanısı konan 15 aylık iki ayrı vakayı sunuyoruz. Kazanılmış becerilerin kaybı çocuk nörolojisi polikliniğine başvuru nedenlerinden biri olup, ayırıcı tanıda öncelikle nörodejeneratif hastalıklar düşünülmelidir. Tanı için kranyal görüntüleme yöntemleri, göz dibi incelemesi ve hastalığa spesifik enzim düzeyi ölçümlerinin birlikte değerlendirilmesi yönlendirici olmaktadır.

Anahtar kelimeler: Sandhoff hastalığı, Tay-Sachs hastalığı, GM2 gangliosidoz

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
logos@logos.com.tr
  Google Maps için tıklayın