Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Çocuk Dergisi Aralık 2013 ›› Çocuk Dergisi Eylül 2009


Çocuk Dergisi Eylül 2009

http://www.cocukdergisi.org/
    

Çocuk Dergisi 9(3):110-115, 2009
Çocuk Sağlığı ve Kafein

Muazzez GARİPAĞAOĞLU *, Nuray KUYRUKÇU **

ÖZET

Önemli bir uyarıcı olan kafeinin, uykusuzluğa, baş ağrısına, konsantrasyon bozukluğuna, kalp atımı ve kan basıncında artışa, mide sorunlarına, gebe kadınlarda spontan düşüklere, düşük doğum ağırlıklı bebeklere neden olduğu, kemik sağlığını olumsuz etkileyerek menapoz sonrası osteoporoz riskini artırdığı, diüretik etki yaptığı bildirilmektedir. Bu nedenle kafein, son yılların en çok araştırılan, tartışılan besin bileşenlerinden biridir.

Bu makale çocukları, gençleri, anne-babaları ve sağlık profesyonellerini kafein, kaynakları, tüketim düzeyi ve önerileri, sağlık üzerine etkileri konusunda bilinçlendirmek amacıyla yazılmıştır.

Anahtar kelimeler: Çocuk, sağlık, kafein, beslenme

 

Çocuk Dergisi 9(3):116-122, 2009
Hipokrom Mikrositer Anemide Demir Eksikliği Anemisi ve Talasemi Taşıyıcılığı Oranları

Fatma OĞUZ *, Tuğçe AKSU UZUNHAN **, Fatih Köksal BİNNETOĞLU ***, Hayriye ERTEM VEHİD ****

ÖZET

Amaç: Anemi gelişmekte olan ülkelerin önemli bir sorunudur. Çalışmada kronik hastalık dışı nedenlerle oluşan mikrositik anemilerin içinde demir eksikliği ve talasemi taşıyıcılığı oranlarının saptanması ve bu iki aneminin ayrımında yararlı olabilecek parametrelerin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Yöntem: 2003 Aralık-2004 Nisan ayları arasında genel pediatri polikliniğine başvuran anemi hastaları içinden hipokrom mikrositer anemi tanılı 150 vaka ileriye dönük izlendi. Tam kan sayımı, serum demir, total demir bağlama kapasitesi (TDBK), ferritin, MCV/RBC oranından hesaplanan Mentzer indeksi (Mİ) ve gereken vakalarda Hb elektroforezi değerlendirilerek demir eksikliği ve talasemi taşıyıcıları belirlendi ve gruplar arası farklılıklar araştırıldı.

Bulgular: Sekiz yüz doksan hastanın 442’sinde (% 49.6) anemi saptandı. İleriye dönük izlenen 150 (% 33.9) hipokrom mikrositer anemili hastanın 131’i (% 87.3) demir eksikliği anemisi, 15’i (% 10) talasemi taşıyıcısı ve dördü (% 2.7) talasemi taşıyıcılığı ve demir eksikliği birlikteliğiydi. Hipokrom mikrositer anemili çocukların %94’ünde talasemi taşıyıcılığı ayrımı yapılmadan demir tedavisi alma öyküsü vardı. Demir eksikliği anemisi için bu oran % 97, talasemi taşıyıcıları için ise % 73.7 idi. RBC, MCV, Mİ, serum demiri, TDBK, ferritin demir eksikliği anemisi ve talasemi taşıyıcılarının ayırt edilmesinde ileri derecede anlamlı bulundu (p<0.001). RDW ise daha az anlamlıydı (p=0.02).

Sonuç: Mİ değerleri ile talasemi taşıyıcılığı olabileceği düşünülen hastalarda serum Fe, TDBK ve ferritin de bakılmalıdır. Ferritin değeri yüksek bulunanlarda hemen, düşük bulunanlarda ise demir tedavisi sonrasında Hb elektroforezi bakılması talasemi taşıyıcılarının erken tanınmasını sağlayarak genetik danışmanlığı olası kılacaktır.

Anahtar kelimeler: Hipokrom mikrositer anemi, demir eksikliği anemisi, talasemi minor, Mentzer indeksi

 

Çocuk Dergisi 9(3):123-126, 2009
Altı-On İki Yaş Grubu Çocukların Diş Sağlığını Etkileyen Anneye Ait Faktörlerin Araştırılması

Necmi NAMAL *, Hayriye ERTEM-VEHİD **, Suphi VEHİD ***, Günay CAN ****

ÖZET

Amaç: Çocukların çürük, kayıp ve dolgulu dişlerine ait toplam indeks (DMFT) sonuçlarını etkileyebilecek çocuklar ve anneleriyle ilgili faktörleri bir pilot bölge örneğinde araştırmaktır.

Gereç ve Yöntem: Çalışma İstanbul-Bayrampaşa’da 56’sı kız, 61’i erkek olmak üzere 6-12 yaş arası toplam 117 çocuk ve anneleri üzerinde gerçekleştirildi. Sosyo-demografik veriler ve ağız hijyen alışkanlıkları anket yöntemiyle belirlenmiş, ayrıca diş sağlığı bilgi düzeylerini saptamak için çocuklara ve annelerine yüz yüze anket yöntemiyle onar soruluk iki farklı anket uygulanmıştır. Gerek çocuk gerekse annelerinin DMFT indeks değerleri diş kliniği şartlarında D.S.Ö.’nün kriterlerine uygun olarak saptanmıştır. Çocuklara ait DMFT indeksi ile çocuğa ve anneye ait demografik özellikler ve hem anne hem de çocuğun diş fırçalama sıklığına ait bilgilerin birlikte değişimi Spearman korelasyon analiziyle değerlendirildi. İstatistiksel olarak anlamlı bulunan değişkenler lojistik regresyon analiziyle de değerlendirildi.

Bulgular: Çocukların ortalama DMFT’si 8.72±2.05, annelerinin ortalama DMFT’si 11.62±6.72’dir. Çocuğun DMFT değeri ile çocuk yaşı, çocuk bilgi düzeyi, anne bilgi düzeyi ve anne DMFT’sinin anlamlı olarak birbirlerini etkiledikleri bulunmuştur. Bu değişkenlerin lojistik regresyon analiziyle değerlendirmesinde; çocukların DMFT’sinin çocuğun yaşı ve anne bilgi düzeyinin artmasına bağlı olarak azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sonuç: Çocuklara verilecek ağız diş sağlığı eğitimi yanında, anneleri de kapsayan ağız diş sağlığı programları çocukların ağız diş sağlığı düzeylerinin yükselmesine katkıda bulunabilir.

Anahtar kelimeler: Anne bilgi düzeyi, çocuk diş çürüğü, diş fırçalama alışkanlığı

 

Çocuk Dergisi 9(3):127-130, 2009
Yatarak İzlenen Rotavirüs Vakalarımızın Epidemiyolojik Özellikleri ve Nozokomiyal İnfeksiyon

Olcay YASA *, Müferret ERGÜVEN **, Sinem KARACA ATAKAN ***, Nilüfer ÇETİNER ***, Tevfik MISIRLI ****, Ali AKKOÇ ****

ÖZET

 

Rotavirüslar tüm dünyada bebekler ve küçük çocuklardaki ishalin en önemli etkeni olarak ciddiyetini korumaktadır. Bulaşıcılığı yüksek ve oldukça dirençli bir virüs olduğundan kolayca yayılır. Rotavirüs ile ilişkili hastaneye yatışların yaklaşık 1/3’ini nazokomiyal infeksiyonlar oluşturur. Başka nedenlerle hastaneye yatmış olan ve yatışının üçüncü gününden sonra ishali gelişen hastalarda rotavirüs çok sık karşılaşılan bir etkendir. Bu da sağlık personelinin taşıyıcılık oranının yüksek olduğunu düşündürmektedir. İnfeksiyon sıklıkla altı-24 ay arası bebeklerde görülür. Özellikle kış aylarında yoğunluğu artar. Sosyoekonomik durumu bozuk ailelerin çocuklarında daha sık yineler. Tekrarlayan infeksiyonlarda kliniği daha hafif seyreder. Kusma ve kısa süreli hafif ishalden, sıvı kaybı sonucu gelişen dehidratasyonla birlikte ağır gastroenterite kadar değişen geniş bir klinik tablo izlenebilir. Dışkıda hızlı antijen tayininin pozitif olmasıyla tanı konur. Rotavirüs gastroenteritini epidemiyolojik olarak değerlendirmek amacıyla kliniğimiz infeksiyon hastalıkları servisine 2006 yılında rotavirüs gastroenteriti nedeniyle yatırılan vakaları yaş, cinsiyet, mevsimsel dağılım ve toplumsal/nozokomiyal infeksiyon olma yönünden inceledik. Bu çalışma ile rotavirüsün özellikle 2-24 aylık bebeklerde ve kış aylarında sık rastlandığı ve bu yaş grubunda hasta yatışının yoğun olduğu servislerde nozokomiyal infeksiyona neden olabileceği vurgulandı.

Anahtar kelimeler: Rotavirüs, nozokomiyal infeksiyon, gastroenterit

 

Çocuk Dergisi 9(3):131-134, 2009
Primer Raynaud Sendromunda Akut Vasküler Komplikasyonlar ve Tedavisi

Yakup ERGÜL *, Kemal NİŞLİ *, Aygün DİNDAR **, Ümrah AYDOĞAN **, 
Rukiye Eker ÖMEROĞLU **, Türkan ERTUĞRUL **

ÖZET

Primer (İdyopatik) Raynaud sendromu, sıklıkla kızları etkileyen ve kollajen doku hastalıkları gibi diğer sistemik tablolara eşlik etmeyen Raynaud fenomenli hastaları tanımlar. Raynaud fenomeni daha çok distal ekstremitelerde belirgin olan; kendiliğinden, soğuk veya fiziksel-emosyonel stresle tetiklenen üç fazlı (soluklaşma-siyanoz-eritem) bir reaksiyondur. Çocuklarda ender olarak görülen bu tablo, sıklıkla geri dönüşlü olmakla birlikte ciddi vakalarda iskemi ve nekrozlara yol açabilir. Hastalığın idame tedavisinde kalsiyum kanal blokerleri kullanılırken acil tedavide antikoagülan, pentoksifilin, nitroprussit ve prazosin kullanılabilir. Özellikle soğuktan korumak ve distal ekstremiteleri sıcak tutmak koruyucu tedavide önemlidir. Bu yazıda akut arteryel iskemi ile gelen primer Raynaud sendromlu iki kız hastada acil tedavi ve koruyucu önlemler tartışılmıştır.

Anahtar kelimeler: Primer Raynaud sendromu, vasküler komplikasyon, kalsiyum kanal blokerleri

 

Çocuk Dergisi 9(3):135-138, 2009
Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Bir Prematürede Mekonyum Tıkacına Bağlı Kendiliğinden İntestinal Perforasyon

Dilek DİLLİ *, Şerife S. OĞUZ **, Hülya ÖZKAN ULU ***, Uğur DİLMEN ****

ÖZET

 

Kendiliğinden intestinal perforasyon, çoğunlukla çok düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlarda görülen son zamanlarda tanımlanmış bir klinik tablodur. Prenatal ve perinatal risk faktörleri arasında sayılan maternal hipertansiyonun perinatal intestinal hipoperfüzyona yol açarak dismotilite ve staza yol açtığı düşünülmektedir. Bu makalede maternal hipertansiyon öyküsü olan ve mekonyum tıkacına bağlı kendiliğinden perforasyon gelişen çok düşük doğum ağırlıklı bir yenidoğan vakası literatürler ışığında sunuldu.

Anahtar kelimeler: Yenidoğan, intestinal perforasyon, maternal hipertansiyon

 

Çocuk Dergisi 9(3):138-141, 2009
Transfüzyon Gerektiren Hemoperikardiyum ve Kalp Tamponadı

Yakup ERGÜL *, Kemal NİŞLİ *, Aygün DİNDAR **, Ümrah AYDOĞAN **, 
Rukiye Eker ÖMEROĞLU **, Türkan ERTUĞRUL **

ÖZET

 

Kalp tamponadı perikarditli hastalarda gelişen, yaşamı tehdit eden, perikardiyosentez veya cerrahi olarak hemen girişim gerektiren kardiyolojik acillerdendir. Bu makalede ani gelişen solukluk ve halsizlik yakınması ile başvuran; fizik muayenede anemi, hepatomegali, zayıf kalp sesleri, düşük nabız amplitüdü ile taşikardi ve hipotansiyon saptanan 16 aylık bir erkek hasta sunuldu. Ağır anemisi nedeniyle kan transfüzyonu yapılan hastanın telegrafisinde kardiyomegali ve ekokardiyografik incelemede masif perikardiyal efüzyon ve kalp tamponadı bulguları saptandı. Acil perikardiyosentez uygulanan hastada 75 ml hemorajik sıvı boşaltıldı. Bu vaka travma ve kronik hastalık öyküsü olmayan çocuklarda akut gelişen anemi ve kalp yetersizliği durumunda hemoperikardiyum ve kalp tamponadının düşünülmesi gerektiğini vurgulamak amacıyla sunuldu.

Anahtar kelimeler: Hemoperikardiyum, kalp tamponadı, perikardiyosentez

 

Çocuk Dergisi 9(3):142-146, 2009
Lamotrijin İlişkili Dress Sendromu: Bir Vaka Sunumu

Ebru ARIK YILMAZ *, Serap ÖZMEN **, Nilden TUYGUN *, Tayfun GİNİŞ **, Gönül TANIR ***

ÖZET

Dress sendromu (drug rash with eosinophilia and systemic symptoms) ateş, cilt döküntüsü, iç organ tutulumuyla karakterize yaşamı tehdit edebilen ender, akut başlangıçlı, şiddetli bir ilaç reaksiyonudur. En sık nedenleri aromatik antikonvülzanlar ve sülfonamidlerdir. Yeni bir antikonvülzan olan lamotrijin de ender olarak Dress sendromuna yol açabilir. Valproat ile birlikte kullanıldığında lamotrijin ile ilişkili cilt döküntülerinin sıklığı artış gösterebilmektedir. Burada epilepsi tanısıyla valproat kullanırken, lamotrijin tedavisi eklendikten 12 gün sonra ateş, karın ağrısı, cilt döküntüsü yakınmaları ile başvurup, Dress sendromu tanısı konulan ve sistemik kortikosteroid ve intravenöz immunglobulin (IVIG) ile başarılı bir şekilde tedavi edilen sekiz yaşında bir kız vaka sunulmaktadır.

Anahtar kelimeler: Dress sendromu, lamotrijin, valproat, çocuk

 

Çocuk Dergisi 9(3):147-152, 2009
Smith-Lemli-Opitz Sendromu (SLOS): Prenatal ve Postnatal Dönemde Tanısı

Ayça DİLRUBA ASLANGER *, R. Özgür ROSTİ **, Hülya KAYSERİLİ ***

ÖZET

Smith-Lemli-Opitz Sendromu (SLOS), kolesterol biyosentezindeki bir enzim eksikliğinin multipl konjenital anomalilere ve mental retardasyona yol açtığı otozomal resesif geçişli doğumsal bir metabolizma hastalığıdır.

Bu çalışmada kolesterol biyosentez hastalıklarından biri olan SLOS kesin tanılı iki vakanın klinik bulguları sunulmuştur. Nedeni belirlenemeyen hafif-orta mental retardasyon ve dismorfizmi olan hastalarda, basit bir laboratuvar testi olan serum kolesterol düzeyinin düşük ya da normalin alt sınırında olması ve 7-dehidrokolesterol düzeyinde artış saptanması ile bu sendromun kesin tanısının konulabileceği vurgulanmaktadır. Taşıyıcı sıklığı ile karşılaştırıldığında kesin tanı konulan hastaların az olduğu bu sendromun tanı konma yüzdesinin arttırılabileceğini ve son yıllarda önem kazanan otistik bulguları olan hafif mental retardasyonlu SLOS vakalarının da hekimler tarafından tanınması amaçlanmaktadır.

Anahtar kelimeler: Smith-Lemli-Opitz Sendromu, 7-dehid-rokolesterol, 2. ve 3. ayak parmakları sindaktilisi

2019

2018

2017

2016

2015

2014

2013

2012

2011

2010

2009

2008

2007

2006

2005

2004

2003

2002

Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın