Ana Sayfa ›› Dergiler ›› Ankem Dergisi Aralık 2014 ›› Ankem Dergisi Eylül 2007


Ankem Dergisi Eylül 2007

http://www.ankemdernegi.org.tr/?sp=y_bilgi
    
ANKEM Derg 2007;21(2):71-75 
ÇEŞİTLİ KLİNİK ÖRNEKLERDEN İZOLE EDİLEN ENTEROBACTERIACEAE SUŞLARINDA GSBL OLUŞTURMANIN ÇDST VE VITEK2 YÖNTEMLERİ İLE ARAŞTIRILMASI
Murat MEHLİ *, Yasemin ZER **, Efgan GAYYURHAN * 
*Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP 
**Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Merkez Laboratuvarı, GAZİANTEP
 
ÖZET
 
      Nisan 2006-Ağustos 2006 arasında hastanemizde çeşitli klinik örneklerden izole edilen 212 Escherichia coli, 71 Klebsiella spp., 28 Proteus spp. ve 10 Enterobacter spp. olmak üzere toplam 321 suşun GSBL enzimi çift disk sinerji testi (ÇDST) ile ve Vitek2 (bioMérieux) cihazında GN13 kartları ile prospektif olarak araştırılmıştır. GSBL oranları ÇDST ve Vitek2 ile sırasıyla E.coli’de % 49 ve % 51, Klebsiella spp.’de % 44 ve % 51 olarak bulunmuştur. Proteus spp. ve Enterobacter spp. suşlarında GSBL tespit edilmemiştir. Hastanemizde E.coli suşlarında oldukça yüksek GSBL enzimi olduğu görülmüştür. Vitek2 GN13 kartları ile GSBL testinin ÇDST’ne göre duyarlılığı % 100, özgüllüğü % 94.1 olarak bulunmuştur. 
Anahtar sözcükler: çift disk sinerji testi, Enterobacteriaceae, GSBL, Vitek2

 
ANKEM Derg 2007;21(2):76-80 
BAKTERİYEL SEPSİSİN NÖTROFİL FONKSİYONLARINA ETKİSİ

Işıl FİDAN *, Murat DİZBAY **, Berna ERDAL *, Emine YEŞİLYURT *, Feryal ÇETİN GÜRELİK * 
*Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ANKARA 
**Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, ANKARA

 
ÖZET
 
       Sepsis, yoğun bakım ünitelerinde mortalitenin en önemli nedenlerindendir. Nötrofiller, bakteriyel ajanlara karşı doğal immün savunmada önemlidir ve sepsis patogenezinde rol oynayan hücrelerdir. Bu çalışmada sepsisli hastalarda nötrofil fonksiyonlarında gözlenen değişikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla sepsis tanısı almış 10 hastaya ait nötrofillerin fagositik aktivitesi ve oksidatif patlama kapasiteleri araştırılmış ve elde edilen sonuçlar sağlıklı kontrollere ait nötrofil örnekleri ile kıyaslanmıştır. Fagositik aktivite ve oksidatif patlama kapasiteleri flow sitometri yöntemi ile değerlendirilmiştir. Fagositik aktivite, sepsisli hastalarda sağlıklı kontrollere göre azalmış olarak tespit edilirken, nötrofillerde oksidatif patlama kapasitesi sepsisli hastalarda artmış olarak bulunmuştur. Çalışmamızın sonuçlarına göre, sepsisli hastalarda nötrofil fonksiyonlarında bir bozulma olmaktadır ve bu durumun sepsisli hastalarda prognozu ve tedaviyi etkileyebileceği düşünülmüştür. 
Anahtar sözcükler: bakteri, nötrofil fonksiyonu, sepsis

ANKEM Derg 2007;21(2):81-85 
VENTİLATÖR İLİŞKİLİ PNÖMONİ TANISINDA ENDOTRAKEAL ASPİRAT KÜLTÜRLERİ: 2004-2006 YILLARI SONUÇLARI
Birol ŞAFAK, İhsan Hakkı ÇİFTÇİ, Nilay KIYILDI, Orhan Cem AKTEPE, Zafer ÇETİNKAYA, Mustafa ALTINDİŞ 
Afyon Kocatepe Üniversitesi, ANS Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, AFYONKARAHİSAR
 
ÖZET
 
      Çalışmaya Yoğun Bakım Ünitelerinde mekanik ventilasyon uygulanan olgulardan gönderilen örnekler alınmıştır. Çalışmaya alınan 455 örnekten 216 (% 47) bakteri izole edilmiştir. 2004 yılında yapılan kalitatif endotrakeal aspirat kültürlerinde mikroorganizmaların yoğun üreme göstermesi, sonraki yıllardaki kantitatif kültürlerde 105 cfu/ml üreme tanısal sınır değer kriteri olarak alınmıştır. 
Ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) patojenleri arasında en sık rastlanan ilk 4 etken metisiline dirençli Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter baumannii ve Klebsiella pneumoniae olmuştur. Gram negatif bakteriler çoğunlukla imipenem, amikasin ve siprofloksasine duyarlı bulunmuştur. Metisiline dirençli S.aureus oranının % 86 bulunmasına rağmen glikopeptid direnci görülmemiştir. İstatiksel anlamlı fark gözlenmemekle birlikte kantitatif kültür çalışmalarıyla izole edilen etken oranı azalmıştır. 
Sonuç olarak, kalitatif kültür kolonizasyon-patojen etken ayrımında güvenilir olmayabilir. Bundan dolayı VİP tanısında kantitatif kültür tercih edilmelidir. 
Anahtar sözcükler: endotrakeal aspirat, kantitatif kültür, ventilatör ilişkili pnömoni

ANKEM Derg 2007;21(2):86-90 
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDE 2003-2006 YILLARINDA ÜRETİLEN HAEMOPHILUS INFLUENZAE SUŞLARININ ANTİBİYOTİK DUYARLILIKLARI
Hilal ÖZKUL, Özgen Alpay ÖZBEK, Hüseyin ÇOBAN, Zeynep GÜLAY 
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İZMİR
 
ÖZET
 
         Haemophilus influenzae; menenjit, sepsis, çeşitli doku infeksiyonları ve toplum kökenli pnömonilerin en önemli etkenlerindendir. Bu çalışmada 2003-2006 yıllarında laboratuvarımıza gönderilen çeşitli klinik örneklerden izole edilen 289 H.influenzae suşunun antibiyotik duyarlılıkları CLSI standartlarına uyularak disk difüzyon yöntemi ile araştırılmış, beta-laktamaz aktivitesi nitrosefin hidrolizi yöntemi ile belirlenmiştir. 
Söz konusu yıllar içinde direnç oranlarına bakıldığında 2003 yılı izolatlarının hiçbirinde beta-laktamaz aktivitesi saptanmamışken sonraki yıllarda beta-laktamaz pozitif suşların arttığı, 2005 yılında % 8’e ulaştığı, 2006 yılında ise % 7 oranında bulunduğu izlenmiştir. Benzer şekilde, trimetoprim-sulfametoksazol direnç oranları da % 29’dan (2003) % 36’ya (2006) yükselmiştir. İzolatların tümü değerlendirildiğinde ampisiline % 5.9, trimetoprim-sulfametoksazole % 31.8 direnç saptanmış, suşların hiçbirinde sefotaksim, sefuroksim, amoksisilin-klavulanat direnci görülmemiştir. Benzer şekilde, beta-laktamaz negatif ampisiline dirençli (BLNAR) izolat varlığı saptanmamıştır. 
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, beta-laktamaz aktivitesi, H.influenzae

ANKEM Derg 2007;21(2):91-94 
2004-2006 YILLARI ARASINDA İZOLE EDİLEN CITROBACTER SUŞLARINDA ANTİBİYOTİK DİRENCİ
Barış GÜLHAN, Tuncer ÖZEKİNCİ, Sevim MEŞE, Selahattin ATMACA 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, DİYARBAKIR
 
ÖZET
 
     Ocak 2004-Aralık 2006 tarihleri arasında infeksiyon etkeni olarak izole edilen Citrobacter suşlarının antibiyotik dirençlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 73 Citrobacter suşundan 53’ü C.freundii, 9’u C.braakii, 3’ü C.koseri, 8’i C.youngae olarak identifiye edilmiştir. İzole edilen suşların toplamında MİK değerlerine göre direnç oranlarına bakıldığında ampisiline % 85, piperasiline % 63, piperasilin-tazobaktama % 47, sefoksitine % 84, seftazidime % 48, sefepime % 45, amikasine % 7, gentamisine % 38, aztreonama % 55, meropeneme % 1, siprofloksasine % 37, levofloksasine % 30 ve ko-trimoksazole % 48 oranlarında direnç saptanmıştır. Meropenem ve amikasin en etkili antibiyotikler olarak bulunmuş, bunları levo-floksasin, siprofloksasin ve gentamisin izlemiştir. 
Anahtar sözcükler: antibiyotik direnci, Citrobacter

ANKEM Derg 2007;21(2):95-97 
FARENJİT VE DÖKÜNTÜ İLE BAŞVURAN BİR ÇOCUKTA BAKTERİYEL BİR PATOJEN: ARCANOBACTERIUM HAEMOLYTICUM
Serpil DEĞİRMENCİ *, Feray GÜVEN *, Fatma KÖKSAL **, Nihan UYGUR *, Aysu SAY *, Mustafa SAMASTI ** 
*Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Pediatri Kliniği, İSTANBUL 
**İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
 
ÖZET
 
      Arcanobacterium haemolyticum adolesan çağdaki çocuklarda ve genç erişkinlerde ateş, eksüdatif farenjit, lenfadenopati ve döküntüye neden olabilen Gram pozitif bir çomaktır. Nadiren septisemi, peritonsiller apse, beyin apsesi, menenjit, endokardit, osteomiyelit gibi invazif infeksiyonlara neden olmaktadır. Geç üreyen bir bakteri olduğundan rutin boğaz kültürlerinde kolayca atlanabilmektedir. Arcanobacterium haemolyticum’a bağlı farenjitlerin tedavisinde eritromisin ilk tercihtir. Bu çalışmada boğaz kültüründe Arcanobacterium haemolyticum üreyen 9 yaşındaki erkek hasta literatür eşliğinde sunulmuştur. 
Anahtar sözcükler: Arcanobacterium haemolyticum, çocuk, döküntü, farenjit

ANKEM Derg 2007;21(2):98-100 
AMETRONİDAZOL TEDAVİSİNE BAĞLI PERİFERİK NÖROPATİ
Hale TURAN *, Bahriye HORASANLI **, Kıvanç ŞEREFHANOĞLU *, Gülhan KANAT ÜNLER ***, Funda TİMURKAYNAK *, Hande ARSLAN * 
*Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ANKARA 
**Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, ANKARA 
***Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, ANKARA
 
ÖZET
 
    Metronidazol anaerobik bakterilere ve birçok protozoona etkili bir 5-nitroimidazol bileşiğidir. Genel olarak iyi tolere edilen bir ilaçtır. Periferik nöropati ciddi fakat nadir görülen bir yan etkisidir. Bu yan etkinin görülmesi durumunda tedavinin hemen sonlandırılması gerekmektedir. 
Bu yazıda akut miyeloid lösemi tanısı ile izlenen ve vulvar apse nedeniyle verilen metronidazol tedavisi sonrası periferik nöropati gelişen bir olgu sunulmuştur. 
Anahtar sözcükler: metronidazol, nöropati, yan etki

ANKEM Derg 2007;21(2):101-107 
YENİDOĞAN SEPSİSİ VE BEBEK ÖLÜMLERİ
Solmaz ÇELEBİ, Mustafa HACIMUSTAFAOĞLU 
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı, BURSA
 
ÖZET
 
      Sepsis yenidoğan bebeklerde önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Yenidoğan sepsisi erken başlangıçlı, geç başlangıçlı ve çok geç başlangıçlı sepsis olarak üçe ayrılmaktadır. Erken sepsis için başlıca risk faktörleri prematürite, düşük doğum ağırlığı, erken membran rüptürü, korioamnionit ve annenin doğum kanalının B grubu streptokoklar ile kolonizasyonudur. Geç başlangıçlı ve çok geç başlangıçlı sepsis sıklıkla hastane kaynaklıdır. Optimal tanı ve tedavi stratejilerini tanımlamak zordur, çünkü yenidoğan sepsisinin semptomları ve bulguları özgün değildir. Bebek ölümlerinin yaklaşık üçte ikisi yaşamın ilk bir ayında görülmektedir. Bu ölümlerin % 50-75’ine infeksiyon ve prematürite komplikasyonlarının neden olduğu tahmin edilmektedir. Bu makalede, yenidoğan sepsisinin klinik bulguları, tanısı, tedavisi ve bebek ölümleri gözden geçirilmiştir. 
Anahtar sözcükler: infeksiyon, mortalite, sepsis, yenidoğan

ANKEM Derg 2007;21(2):108-112 
TÜRKİYE’DE STREPTOCOCCUS PYOGENES’DE MAKROLİD DİRENÇ FENOTİPLERİ VE DİRENÇ GENLERİ (1999-2005)
Rahmiye BERKİTEN 
İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL
 
ÖZET
 
      A grubu beta-hemolitik streptokoklarda eritromisin direnç fenotiplerinin yaygınlığı epidemiyolojik bakımdan önemli olduğu gibi, tedavide doğru antibiyotik seçimini de etkileyen bir faktördür. Bu nedenle ülkemizde 1999-2005 yılları arasında izole edilen ve eritromisine dirençli olduğu saptanan suşların direnç fenotip oranları ve direnç genleri toplu olarak değerlendirilmiştir. Belirtilen tarihler arasında toplam 113 suş incelenmiş ve bunların 66’sı (% 58) M, 37’si (% 33) iMLSB, 9’u (% 8) cMLSB fenotipi olarak belirlenmiş, 1 suş iki fenotip (iMLSB, cMLSB) özelliği göstermiştir. Gen taraması yapıldığında incelenen 48 M fenotipi suşun tümünün mefA; 28 iMLSB fenotipi suşun çoğunun ermB(ermTR); 5 cMLSB fenotipi suştan çoğunun ermB, birinin ermB+mefA, iki fenotip özelliği gösteren 1 suşun yalnız ermB genine sahip olduğu saptanmıştır. 
Anahtar sözcükler: makrolid direnç fenotipleri, makrolid direnç genleri, Streptococcus pyogenes

ANKEM Derg 2007;21(2):113-117 
ACINETOBACTER BAUMANNII, ESCHERICHIA COLI VE KLEBSIELLA TÜRLERİNİN MOLEKÜLER TİPLENDİRMESİNDE KULLANILABİLECEK KISA SÜRELİ “PULSED-FIELD GEL” ELEKTROFOREZ (PFGE) PROTOKOLÜ
Rıza DURMAZ, Barış OTLU, Ahmet ÇALIŞKAN, Nafia GÜRSOY 
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, MALATYA
 
ÖZET
 
      Bu yazıda birçok hastanedeki hastane infeksiyonlarından sıklıkla izole edilen Acinetobacter baumannii, Escherichia coli ve Klebsiella türlerinin alttiplendirmesinde kullanılmak üzere optimize edilmiş, hızlı ve ortak bir “pulsed-field” jel eletroforez (PFGE) protokolü sunulmuştur. Optimize edilen yöntem basit, tekrarlanabilir ve farklı bakteriler için kullanıma uygun bulunmuştur. Ayrıca süreyi kısaltması, kullanılan çözelti ve enzimlerin düşük hacimleriyle çalışılabilmesi nedeniyle, ekonomik olarak değerlendirilmiştir. Çalışılan bakterilere bağlı salgınları değerlendirme ve hastane infeksiyonlarının yaygınlık derecesi hakkında yararlı bilgiler sunma potansiyeli vardır. Optimize edilen bu protokol, farklı merkezlere ait PFGE sonuçlarının birbirleriyle karşılaştırmasına olanak sağlayabilir. 
Anahtar sözcükler: Acinetobacter baumannii, Escherichia coli, Klebsiella türleri, moleküler tiplendirme, pulsed-field jel elektroforez

ANKEM Derg 2007;21(2):118-124 
TOPİKAL ANTİBİYOTİK KULLANIMI GEREKLİ Mİ?
Adnan İŞGÖR *, Nedim SULTAN ** 
* TC Haliç Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fındıkzade, İSTANBUL 
** Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Beşevler, ANKARA
 
ÖZET
 
       Bu makalede topikal antibiyotik kullanımının gerekli olup olmadığı tartışılmıştır. Özellikle yara ve cerrahi alan infeksiyonlarındaki lokal antibiyotik kullanımına değinilmiştir. Literatür bilgileri ışığında hangi durumlarda lokal antibiyotik kullanımının gerekli, hangi durumlarda gereksiz olduğu değerlendirilmiştir. 
Anahtar sözcükler: antibiyotik, cerrahi alan infeksiyonları, topikal antibiyotik

ANKEM Derg 2007;21(2):125-135 
CİLTALTI İNFEKSİYONLARI VE TEDAVİSİ
Sibel GÜNDEŞ *, Ömer TÜREL ** 
* Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, Umuttepe, KOCAELİ 
** İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Acil Cerrahi Kliniği, Çapa, İSTANBUL
 
ÖZET
 
          Cilaltı dokusunun akut bakteriyel infeksiyonları sık görülen, değişik klinik ve ciddiyet ile seyredebilen infeksiyonlardandır. Bu derleme, ciltaltı dokusunun komplike infeksiyonları üzerinde durmayı hedeflemiştir. Bu infeksiyonları, etkilenen anatomik bölgeye göre, hipodermis (erizipel), subkütan doku (selülit) ve fasya-kas tutulumu (gazlı gangren ve fasiit) olarak üç ana bölümde incelemek mümkündür. Bu infeksiyonlar risk faktörleri, bakteriyoloji ve prognozları açısından farklılıklar göstermekle birlikte, hastaya yaklaşım ve tedavi algoritması benzer basamakları içermektedir. Fronküloz, erizipel ve hafif seyirli selülit olgularında stafilokok ve streptokok gibi Gram pozitif etkenler ön planda iken, daha komplike olgular polimikrobiyal kabul edilmelidir. Hafif seyirli olgularda poliklinik kontrolü ile evde antibiyotik tedavisi önerilirken, komplike infeksiyonlar hastanede takip edilmeli ve antibiyotik tedavisi cerrahi debridman ile birlikte düşünülmelidir. Özellikle nekrotizan fasiitte erken cerrahi müdahalenin hayat kurtarıcı olduğu unutulmamalıdır. 
Anahtar sözcükler: ciltaltı infeksiyonlar, infeksiyon, tedavi
Logos Tıp Yayıncılığı
Yildiz Posta Cad. Sinan Apt. No:36
D.63-64 Gayrettepe 34349 Istanbul
 
Fax :
(212) 288 0541
(212) 288 5022
(212) 211 6185
  E-mail
[email protected]
  Google Maps için tıklayın